bizim başbaşa günümüzdür kendisi . oğlumun haftada bir gün okulunda etüde kalması, bizim için soluklanma oluyor, onun için de tabii
no iğne, no yemek, no eve vakitli gelmek. kısacası ; bağımsız takılıyoruz o gün, aklımıza estiğini yapıyoruz. şükürler olsun ki ; hayattaki amacı, ailesini mutlu etmek olan bir hayat arkadaşım var
şiir sevmeyen eşine şiirler yazan
onun yüzünü güldürmek için, neler yapan
stresle başladı, güzel devam etti. sonra , üzüntü ve telaş kısacası, hezimet .
saat dört gibi işten çıktık . gülüş cümbüş mal alımı için, bir görüşmeye gittik . muhataplarımız her işe besmeleyle başlayan insanlar . yüzüne bakmamaya çalışan tavırları, iticilikten uzaktı . Allah korkusuyla böyle davranılmak ne hoş. yardımseverlikleri de ümit vericiydi, şu soğuk iş dünyasında.
iki kaçak sevgili havasıyla, ama bütün zamanların bizim olduğunun bilinciyle, ziya ya gittik. lakin sevemedik pek;
iskender feci fiyatlıydı, et lezzetli de olsa değmezdi yine de.
garsonlar kibardı, fakat tavırlar başka konuşuyordu , bakışları başka
hapishanede volta atan havasıyla , salonu arşınlayan bayan garson, uymuyordun ortama kusura bakma
tek güzel olan , salonun perdeleriydi, onun da menşeini öğrenemedim zaten
ordan çıkıp diğer tarafa uğramak istedik , arabadan inerken eşimin çantasının, kayıp olduğunu fark ettik endişelenmedik pek, ziyaya telefon eder, gider alırız diye önemsemedik
asıl telaş, çantanın orda olmadığını söylemeleriyle başladı. ne yapacağımı, hangi kartı iptal edeceğimi şaşırdım. kafası kopmuş tavuklara benziyordum muhtemelen, o koşturmacada .
zavallı goncam, beni yatıştırmaya çalışmaktan artan kısacık zamanda, arabayı iyice aradı ve yaramaz çantayı, şerrimden bir köşeye sıkışmış buluverdi
sonrası sinir harbinden çıkış,kendini salıvermiş beden ve sevinçle karışık ağlama isteği...
15 Nisan 2011 Cuma
14 Nisan 2011 Perşembe
yalan dünya kime kalacaksın ?
bana değil o halde bu çalışma niye ? hiç birşeyi unutmamak adına, zihnine yaptığın sakın unutma tenbihleri ya ?
koşturarak ayaklarına yaptığın işkenceye ne demeli ? topukludan vazgeçmeliyim bu arada , giysem de giymesem de 41 im yani ; bişey değiştirmiyor. her ne kadar kendimi daha genç hissetsem de.
sonra sevgi ; sen nasıl birşeysinki ; insan senin uğruna rezil oluyor da, derdinde değil ? ya da kalplerde vezir ediyorsun sevileni , alemin çirkini de olsa . hatta gözü dönmüşleri uçurumdan atlatan ,ya da felan gelsin atlarım diye, çığırtan da sensin .
olmasan daha mı iyi olur hayat; etlisiz, sütlüsüz , yeknesak ?
kıskançlık yok, yan baktın yok, kalbinin ince ince oyulması yok. ama yüreğinin tatlı telaşlı çırpıntıları da yok.
olsun, olsun sevgimiz ; hayatımızın nefaseti ,biberi . ama yanında kullanma kılavuzu da olsun ,bozup göndermeyelim.
heyhat ! yok ki onun yetkili tamircisi
koşturarak ayaklarına yaptığın işkenceye ne demeli ? topukludan vazgeçmeliyim bu arada , giysem de giymesem de 41 im yani ; bişey değiştirmiyor. her ne kadar kendimi daha genç hissetsem de.
sonra sevgi ; sen nasıl birşeysinki ; insan senin uğruna rezil oluyor da, derdinde değil ? ya da kalplerde vezir ediyorsun sevileni , alemin çirkini de olsa . hatta gözü dönmüşleri uçurumdan atlatan ,ya da felan gelsin atlarım diye, çığırtan da sensin .
olmasan daha mı iyi olur hayat; etlisiz, sütlüsüz , yeknesak ?
kıskançlık yok, yan baktın yok, kalbinin ince ince oyulması yok. ama yüreğinin tatlı telaşlı çırpıntıları da yok.
olsun, olsun sevgimiz ; hayatımızın nefaseti ,biberi . ama yanında kullanma kılavuzu da olsun ,bozup göndermeyelim.
heyhat ! yok ki onun yetkili tamircisi
12
yorumcu
Etiketler:
aşk,
felsefe,
istekler,
iş
13 Nisan 2011 Çarşamba
muhabbet
şu karmakarışık hayatın, en güzel zevklerinden biridir; sevdiğine aşkla bakmak
hayat arkadaşının gözlerinde, kendi yansımanda kaybetmek benliğini
sen-ben in yitip gitmesi, biz olmak o bir anlık bakışta
öyle bir bakışki, yakan ; en sevgiye alışkın ruhu bile utandıran, başını öne eğdiren
belki de, cennet hazlarından bir zerre olduğundan, yakar ,yakar çaresiz gözbebeğini
ahh... ne kutlu bir nimet ki , şükründen aciz olunan ve maalesef herkese nasip olmayan
insanları peşinden koşarken alçaltan , süründüren
yarın edi- büdü günümüz ... ayrıntılar çok sonra resim
hayat arkadaşının gözlerinde, kendi yansımanda kaybetmek benliğini
sen-ben in yitip gitmesi, biz olmak o bir anlık bakışta
öyle bir bakışki, yakan ; en sevgiye alışkın ruhu bile utandıran, başını öne eğdiren
belki de, cennet hazlarından bir zerre olduğundan, yakar ,yakar çaresiz gözbebeğini
ahh... ne kutlu bir nimet ki , şükründen aciz olunan ve maalesef herkese nasip olmayan
insanları peşinden koşarken alçaltan , süründüren
yarın edi- büdü günümüz ... ayrıntılar çok sonra resim
annem
tanıdığım her anı telaşlı olan annem
evlendiğimde her hafta, evimin bir eksiğiyle kapımda biten .hatta bir keresinde halıyı bile paket edip getirmişti. hem de otobüsle
her gittiğimizde, istisnasız bir şeyler yedirmeye uğraşan
dönüşlerde, hep arkamızdan el sallayan
derdimize en az bizim kadar yanan ve çare olmaya çalışan
eve geldikleri andan itibaren o gün ne yaptıklarını,okulda ne yediklerini vs vs ıvır zıvırı öğrenmek için çocuklarının peşinde gezen,en ufak dertlerinde ,acılarında dünyası kararan neval
anneme benzemek istemiyorum diye yola çıkanlar !
üzgünüm naçar benziyorsunuz eninde ya da sonunda .
ve farkettiğinizde, bunun o kadar da kötü olmadığına zaten ikna olmuş bulunuyorsunuz.
evlendiğimde her hafta, evimin bir eksiğiyle kapımda biten .hatta bir keresinde halıyı bile paket edip getirmişti. hem de otobüsle
her gittiğimizde, istisnasız bir şeyler yedirmeye uğraşan
dönüşlerde, hep arkamızdan el sallayan
derdimize en az bizim kadar yanan ve çare olmaya çalışan
eve geldikleri andan itibaren o gün ne yaptıklarını,okulda ne yediklerini vs vs ıvır zıvırı öğrenmek için çocuklarının peşinde gezen,en ufak dertlerinde ,acılarında dünyası kararan neval
anneme benzemek istemiyorum diye yola çıkanlar !
üzgünüm naçar benziyorsunuz eninde ya da sonunda .
ve farkettiğinizde, bunun o kadar da kötü olmadığına zaten ikna olmuş bulunuyorsunuz.
17
yorumcu
Etiketler:
aney
12 Nisan 2011 Salı
bu mudur ?
diye soruyor bu aralar atiye
diyorum ki , evet budur ;


sürmene pidesiyle mis gibi tereyağı eritilmiş
çocuklar olmadan zamanla yarışmadan
zamanla yarışmadan
diyorum ki , evet budur ;
sürmene pidesiyle mis gibi tereyağı eritilmiş
çocuklar olmadan zamanla yarışmadan
zamanla yarışmadan
11
yorumcu
Etiketler:
aşk,
biz
11 Nisan 2011 Pazartesi
kahin olmak zor değil artık
geleceği görür gibiyim ( haşa! ) . yani tahmin eder gibiyim diyelim ;
hastane yollarında insanları gözlerken, şekilleniyor gözümde gelecek . her yerde koşturan insanlar bişeylere doğru . son nefesini vermeden halletmeye çalışıyor kendince işlerini .
bakıyorum; gençler sanki daha mı yavaş yaşıyor hayatı. kafelerde, restoranlarda uzun uzun takılanlar, inceden eleyip alışveriş yapanlar onlar , sanki önümüzde uzun bir hayat var dercesine.
otuzundan sonra adımlar hızlanıyor. amaç biçimleniyor zihinlerde ve pupa yelken açılıyor . hele izdivaç yoksa ; tekneye motor lazım hemen. mükemmelliyetçilik de zannımca bu yaşlarda oluyor; birşeyi yaparsam tam yaparım kılıfı , hazır zaten.
kırktan sonra hayat, koşar adıma dönüveriyor ,az zaman kaldı dercesine. her şeyi hızlı yapıyor insan. o yaşa kadar gözükmeyen misafirler, başlıyor ara ara yoklamaya ; başağrısı,yüksek tansiyon ,olmazsa olmazımız kadın hastalıklarımız, yara sivilce miyom ıvır zıvır..
ahh ölüm ulakları başımızın tacı ; aksaçlarımızı unutmayalım ; hanii her gördüğümüzde koparırsak kurtulacağımızı düşündüğümüz ( yoksa böyle düşünen bir ben miyim koca türkiyede ?)
işte bunlar belki de , ayaklarımıza kanat takıp bizi uçuran . şikayet yok, bunlar iyi halimiz .daha da kötüsüne hazır olalım ömrümüz varsa ;
50 den 60 dan sonrası hayatın ; o doktor- bu eczacı- şu aktar arasında mekik dokumak , kimyasal ile doğal ot arasında kalmak, bir onun bir bunun tadına bakmak bilinçsizce. hele varsa derdin onun hakkında mastır yapmış dr. kadar bilgili olmak
sağlam olacak kadar şanslıysan ,kaderin yine belli ; bir daha anne olmak ,
torununa tabii . kahiniz dediysek, sihirbazız demedik canım.
hastane yollarında insanları gözlerken, şekilleniyor gözümde gelecek . her yerde koşturan insanlar bişeylere doğru . son nefesini vermeden halletmeye çalışıyor kendince işlerini .
bakıyorum; gençler sanki daha mı yavaş yaşıyor hayatı. kafelerde, restoranlarda uzun uzun takılanlar, inceden eleyip alışveriş yapanlar onlar , sanki önümüzde uzun bir hayat var dercesine.
otuzundan sonra adımlar hızlanıyor. amaç biçimleniyor zihinlerde ve pupa yelken açılıyor . hele izdivaç yoksa ; tekneye motor lazım hemen. mükemmelliyetçilik de zannımca bu yaşlarda oluyor; birşeyi yaparsam tam yaparım kılıfı , hazır zaten.
kırktan sonra hayat, koşar adıma dönüveriyor ,az zaman kaldı dercesine. her şeyi hızlı yapıyor insan. o yaşa kadar gözükmeyen misafirler, başlıyor ara ara yoklamaya ; başağrısı,yüksek tansiyon ,olmazsa olmazımız kadın hastalıklarımız, yara sivilce miyom ıvır zıvır..
ahh ölüm ulakları başımızın tacı ; aksaçlarımızı unutmayalım ; hanii her gördüğümüzde koparırsak kurtulacağımızı düşündüğümüz ( yoksa böyle düşünen bir ben miyim koca türkiyede ?)
işte bunlar belki de , ayaklarımıza kanat takıp bizi uçuran . şikayet yok, bunlar iyi halimiz .daha da kötüsüne hazır olalım ömrümüz varsa ;
50 den 60 dan sonrası hayatın ; o doktor- bu eczacı- şu aktar arasında mekik dokumak , kimyasal ile doğal ot arasında kalmak, bir onun bir bunun tadına bakmak bilinçsizce. hele varsa derdin onun hakkında mastır yapmış dr. kadar bilgili olmak
sağlam olacak kadar şanslıysan ,kaderin yine belli ; bir daha anne olmak ,
torununa tabii . kahiniz dediysek, sihirbazız demedik canım.
10
yorumcu
Etiketler:
felsefe,
istekler
10 Nisan 2011 Pazar
haftasonu kızıma istediklerini yaptım , ankarada yesin diye minnoşum.
en küçük evladınız 15 yaşındaysa ve bebek hastasıysanız; 20 yaşında kızı minnoşum diye seversiniz,15 yaşındaki oğlanı , sakalı bata bata zorla öpmeye çalışırsınız, böceğimm nidaları koyvererekten.
o yüzden, yeni anneler ! bebelerinize bakmaktan ve endişelenmekten vazgeçip ,derhal sevin onları bizim yerimize de . bi zahmet artık !
ahh seviyorum sağlıksız beslenmeyi;
o yüzden belki de dünyanın adı; üç günlük fani.
profiterol zannedilse de aslında çikolatalı alman pastası. tarif buradan
en küçük evladınız 15 yaşındaysa ve bebek hastasıysanız; 20 yaşında kızı minnoşum diye seversiniz,15 yaşındaki oğlanı , sakalı bata bata zorla öpmeye çalışırsınız, böceğimm nidaları koyvererekten.
o yüzden, yeni anneler ! bebelerinize bakmaktan ve endişelenmekten vazgeçip ,derhal sevin onları bizim yerimize de . bi zahmet artık !
ahh seviyorum sağlıksız beslenmeyi;
o yüzden belki de dünyanın adı; üç günlük fani.
profiterol zannedilse de aslında çikolatalı alman pastası. tarif buradan
13
yorumcu
Etiketler:
biz,
istekler,
tarifler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








