bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2013 Cuma

Bahar mı geldi yoksa ?


                                             

Farketmeden , yeni sildiğim camın sağnak yağmurla ıslanmasını esefle seyrederken , ama yine de camı açıp mis gibi ıslanmış toprak kokusunu da koklamadan edemeyerek ...
Halbuki kombiye vahşi hayvan muamelesi yapıp yanaşamayan , aksine battaniyelerle aşk yaşayan zevatın tam tersi sıcak  evde hiç anlamadım kışın bittiğini 
Ta ki bugün dışarı çıkıp arabanın kapısını açana dek . Yüzüme vuran sıcak havayla amanin yaz mı geldi ?  diye bir çığırtı koparıverdim , camları sonuna dek açarken 


Niyetim çeyiz fuarına gitmekti , malum züccaciyeyi pek severim. Aklımda da yemek tabaklarımı değiştirmek vardı. Hevesle her standa gittiğimde perakende satışımız yoktur yazısına tosladım. 
Ah oysa ki ne ciciler vardı sayın okur , hani şu ev dekorasyon mağazalarında gördüğümüz ya da internette tıklayıpyakından baktığımız tepsiler , kupalar , bardaklar  hepsi hepsi vardı.resim çekeydim iyiydi :) 
 Ağzıma bir parmak bal sürüp geri döndüm kös kös   Seramik tabir edilen ama ciddi ciddi boyanmış teflon olduğundan kuşkulandığım her türlü tencere tava vardı uçukkaçık fiyatlarda tabii . Zaten bizleri teflonlarla da böyle böyle tanıştırmamışlar mıydı avrupada terk edilirken ?
 Niyeyse hep ecnebinin artığına layık görülüyor bu ülke .Özal ithalatı serbest bırakana dek tedavülden kalkmış  arabalara mahkumduk hatırlarsanız. 

Omuzlar düşük asık suratla ufak bir pazar alışverişi yaptım , bir Z. Teyze turu and kısa bir market derken akşam ezanına ramak eve girdim. 
Yorgun teyyareye güzel haber ; akşam yemekte ızgara var. Daha da güzeli Goncamın yapması 

2 Mayıs 2012 Çarşamba

ahvalimiz ..

kürkçü dükkanına uğramaya karar veren Neval  anlatıyor;


annem,   kısa bir müddet için evine gitti,hastalanınca yine aldık bize.   yaşlanınca insan havadan nem kapıyor biline..
birbirimize epey alıştık,  evde üçüncü kuşağın olması da güzel his,  lakin ergenimle yaşadığımız kaçınılmaz sürtüşmelerde ,    ister istemez taraf tutunca ,ödüm patlıyor kalbi kırılacak diye.
işte o anlarda aklıma ,onların yaşlarında annemle tartışırken anneannemin de müdahil olduğu geliyor,  demek her şey sırayla yaşanıyor diyorum.



minik kızım stajını bitirdi, evde tembellikte.    avareliğindendir ki, tv' de her gördüğü tarife sulanıp, başımı şişirmekle,    kardeşine sataşmak arasında gidip geliyor amaçsızca.   azıcık da babana takıl desem de, şakayı seven birine sataşmak hiç zevkli değilmiş.

kaynanam bize gelmek için, aneyin gitmesini bekliyormuş :((    bense azıcık kafamı dinlemeyi :(
yazın olan sürtüşmeden sonra,  gelmez diye düşünüyordum oysa. ya yüzsüzlük edecek kadar istanbula gelmek istiyor,   ya da soğukluk girmesini istemiyor .   nasıl davranacağımdan emin değilim. tek bildiğim; bir dahaki gidişimde surat asarsa bavulumu toplayıp eve geeleceğim.
insan bir yaştan sonra ya pervasız oluyor ya da tırsık


bahar ayı en çok bekleyip , kararlar almak istediğim zaman dilimi olmasına rağmen,  en verimsiz geçirdiğim mevsim maalesef.   yeni başlangıçları ne kadar istesem de,aniden ortaya çıkan sorunlar zihnimizi alabildiğine meşgul ederken,   bir yandan da takatsiz düşüren halsizlikle boğuşuyorum.
mevsim yorgunluğu diye geçiştirmek istediğimde ,gitmediğim doktor randevum geliveriyor aklıma

9 Nisan 2012 Pazartesi

baharın tatlı kokusunu farketiniz mi?   yeşeren otların kokusu mu desem ? yoksa umutların mı ? sıcaklığın artmasıyla cesaretlenen bahar çiçeklerinin mi,  yoksa yeniden dirilişin taptaze soluğu mu ?

ya insana verdiği yaşam sevincine ne demeli ?   insanları iyimser düşünmeye  sevk eden kış güneşinin iliğimiz, kemiğimizle beraber kalplerimizi ısıtması ?


tam piknik havası ...diye yazacaktım ki,hava bozuverdi,kombi  mesaisine başladı,arap kızı da  camdan bakmaya.

yine ara verdim epey,   lakin  yoğun günler geçirmekteyiz .  doktor amcaya kontrole gittik.gene azarı yedim ve anladım bu kadar iyi doktor olmasına rağmen,neden bu kadar az hastası olduğunu.üstüne üstlük 20 günde bir muayene ücreti istiyor zat-ı şahane.vermeyerek öcümü aldım.

oğlum okulda sorun yaşıyor ,sık sık oradayız bu yüzden.kızımın da aynı yaştayken böyle otorite kabul etmez olduğunu düşünüp teselli etmeye çalışıyorum kendimi.işin kötüsü  kızım hala başına buyruk :(

bir hafta işe ara verdim ne mi yaptım ?


kendimi kitaba verdim.ejderin aşkı ; paranormal bir kitap.savaşçı bir prensesin kurtarıcısı ejderhaya olan aşkını anlatıyor ve kesinlikle  +18  .    ejderha da , yakışıklı bir prense dönüşebiliyor tabii ki. yoksa ağzı alevli,  pullu kuyruklu ejderi ,  kim ne yapsın demi ?

diğer bitirdiğim kitapsa;   hayallerimin arka bahçesi.     bir güneyli bayanın çocukluğundan başlayıp, olgunluk dönemine uzanan hikayesi.     aile ilişkileri ve unutulmaz aşkı.
ahh seviyorum güneyli romanları;    güneyli vampir serisi, meşhur rüzgar gibi geçti kitabı ve deanne gıst'in kalbimin sahibisin 'i. herkese tavsiyemdir.
okuyun ve dertlerinizi unutun

24 Mayıs 2011 Salı

bahar havadisleri

senenin en güzel zamanı; havalar yanar döner de olsa,   arada yüzünü gösteren güneşle, cıvıldaşıyor rüzgarda bir kenara saklanmış kuşlar.     gözlerimizi okşuyor çimenlerin yeşili ,   ağaçların pembiş tomurcukları
bahar;  kıştan sonra alışma devremiz.       ne giyeceğimizi, diyeceğimizi bilemediğimiz ,    genellikle kışa elveda nezlesiyle buluştuğumuz zaman.





yine de yüreğimizin kıpırdadığı,mis gibi taze çimen kokulu  havayı, her içimize çekişte yenilendiğimizi hissettiğimiz mevsim
bahar  ;  zihnimde,  yeni ümitlerin,  fikirlerin imbikten süzülüp, kalbime yerleştiği ,kıpır kıpır ettiği dönem .yeni heveslerle adımların neşeyle dolduğu ,     alabildiğine pozitifliğe açık olduğum    evre.
yaz tatil planlarının yapıldığı,    ümit denizinde hayal gemilerimin pupa yelken gezdiği  zaman
lakin, saydıklarıma ilaveten ,   işlerimizin yavaşlamasıyla muhasebemizin hızlanması, hesaplarımızın sonuçlandığı zaman.     yani hesap kitap devri.

elinden kalemi bırak , gel de  doya doya yaşa bakalım  baharı.   nerdeee ?      bizde bu dönem zor,    sıyrılana kadar bir de bakmışız,      pat diye yaz gelmiş,      hatta temmuz ortası oluvermiş bile.

not;  geçen hafta bloglarımıza ulaşamadığımız gün  arada kaynayan  yazım.       bir kenarda kalmasına,   razı olmadı içim




4 Mayıs 2011 Çarşamba

pazar pazar neval gezer



nihayet pazar kahvaltısında maaile biraraya gelebildik,uzun zamandan beri ilk defa. boncuğum tatilde,ergenim ve biz resmi tatilden istifade ettik ;





işte her zamanki  haliyle soframız,    fotolayacağımız için extra süslenmemiş.      belki dikkat çekmiştir ;herkesin bardağı farklı .     ergenim (kimseler duymasın) süt içtiğinden,  onun bardağı cam .    goncam ,tiryakiler gibi ince ağızlı bardaktan içer,   tadını öyle alabiliyormuş.      minnoşumla biz her bardaktan içeriz abla.
pankekler şeymadan yine. maydanoz ve roka ,domatesler çiftlikten ,kuşburnu marmelatı aneyden (içinde kaşık olan kase)
daha sonra  istanbul gezmesi yaptık goncamla;





nerelere gitmedik ki ;    mahmutbeyden girdik,    bakırköyden çıktık . ikinci resim motorize olmuş hurdacı .
bu da bakırköydeki tren üstü kitapçılarından,      bahsetmiştim bir ara fiyatların nasıl uygun olduğundan;




sevdiğin bir   tatlı bakışınla kalbini çarptırabiliyorsa,    uzatığın eline her zaman uzanıyorsa nereye gittiğinin ne önemi var ?              ister komşu köy  ,   ister paris





yine de güzel yerlere gitmeli hatta güzel yemeli ;



bakmayın derbeder göründüğüne tiramisunun , çatalımın darbeleriyle tarumar oldu,   nefisti .

24 Mart 2011 Perşembe

bazen kaçarsın sevgiliden ;
gecikir ; soramazsın nerde kaldın diye
hani küs olduğun için.
sonra atarsın kendini,     artık nerdeyse her mahallede olan avm lerden birine
niyetin siniri dağıtmak,    biraz da cüzdanı hafifletmektir







lakin yine yine geç kaldın teyyare
yakalandın radara
düştü peşine  sevgili arsız ,gezdi tin tin
kızdın,  lakin kıyamadın,      yorgun yüzünü gördüğünde
neyse kalsın  bakalım dargınlıklar başka bahara
bağlandı yine ,  elim kolum sevginle





24 Aralık 2010 Cuma

bir rüyayla uyandım bu sabah ;

bir dinle hele          sonra da hayra yor lütfen  ;





lise kankalarım      hani şu durup durup 16 yıl sonra birbirimizi bulduğumuz         onlarla  yine  gençlik çağına dönmüşüz         herkeste aynı saçlar,  aynı imaj     fakat farklı bilinç        yani  , biliyoruz  tekrar genç olduğumuzu     işte bu da ayrı mutlu ediyor bizi
bir rüyaya böyle sevinen teyyare,  aslı olsa neler yapar  düşünün artık





bazen hayat öyle acıtıyorki canımızı ,    olumsuzluklar birbiri ardına bombalarken sinemizi     namertler kaldırırken hırsımızı hafakanımızı  ,     bir tatlı gülüş,    bir can veren söz     ya da güzel bir hadiseye,  bir muştuya hasretiz   bunları bulamayınca ;   teselliyi rüyalarda arayacağız       lakin onlar da bulanmış         galiba  mutluluk başka baharlara kalmış

27 Nisan 2010 Salı

salı salladın beni

ne biçim gün bugün yarebbim,ne bereketsiz geçti
normal normal başladı biz de gayet normal şekilde işe koyulduk.her zamanki gibi bir telaş sorma gitsin.bazen hiç oturmadan eve geldiğim oluyor. bugün de çalışırken eşim hafif sol tarafım ağrıyor deyince vesvese çarkları başladı dönmeye. hemen doktora gidelim diyecektim ama birkaçgün bekleyelim geçmezse diye karar verince endişelerin üzerini örtüverdik
bahar aylarından hiç birşey anlamam neredeyse.bir bakmışım mayıs aa ne güzel mis gibi hava ağaçlar çiçek çiçek olmuş derken bi de bakmışız temmuz gelivermiş.bunda bizim ödemelerimizin, hesapları bu aylarda kapatmamızın etkisi büyük .hiç hesapta olmayan işlere koşturmaktan,oraya buraya ödeme yapmaktan,kafamızı kaldırıp baharı göremiyoruz
 bayılıyorum maaile baharda piknik yapanlara.bu işi seçtiğimizden bu yana hafta sonları da çalıştığımız için ailece gezmeye ,pikniğe gitmek hayal oldu bize.ancak emekli olunca (ömrümüz olursa tabii)gideceğiz artık.o zaman da çocuklar yuvadan uçmuş,biz ediyle büdü kalmış oluruz
az önce annemi aradım ulaşamadım ,kardeşim de ulaşamamış,aldı bir telaş,neyse sonra konuştuk rahatladık
babam hayattayken hiç böyle telaşlanmazdık,bulamayınca derdik,gene babam annemi gezmeye götürmüş
hakikaten baba evin direği imiş,o gidince evin direkleri bir bir çatırdıyor.bişey olmaz dediğin temeller bile hafif meltemlerde bile sarsılıyor.
ne kadar hasretim bir telefona  bilsen...
ne kadar gıbta ediyorum anne baba kardeş aile sofralarına..
bitsin istiyorum bugün
Allah kimseyi anasız babasız bırakmasın,kimseyi de ağlatmasın...