hiç kimsenin dokunamayacağı,ulaşamayacağı bir kabuğum olsa.
bir zar gibi çevrelese etrafımı . görsem ayan beyan, ama hiç bir sarsan bakış değmese gözüme
hiç bir kem söz girmese kulağıma
o zarın içi rengarenk olsa, hani kaleydeskop var ya ; onunla bakmış gibi, neşe verse renkler. dışarısını özlemem ki
hayat kötü, hiç bir sevinci sonuna kadar yaşamama, izin vermiyorlar asla. ben sizi sildim . ama hala cümleleriniz tavırlarınız batıyor yüreğime ,acıtıyor. yeni yeni kabuk tutmaya başlamıştı halbuki
ne zaman öğreneceğim, sizden gelene omuz silkmeyi ? tam da sizin yaptığınız gibi.
çıkın hayatımdan artık. rüzgarla gelen sözlerinizi , dert yükü diyaloglarınızı , imalı sorularınızı,doymayan iştahınızı , kem gözlerinizi de, alın, gidin
ve ne zaman artık, rahat bırakacaksınız ? ne zaman ?
4 Haziran 2011 Cumartesi
3 Haziran 2011 Cuma
seni özledim babacık
yokluğun, altıncı yılında hala ilk yıl gibi belki daha fazla, üzüyor . hiç aklımda yokken görüveriyorum umreden getirdiğin seccadeyi , babam ! nerdesin ? diyorum . zaten tespihin her zaman elimde, kıyamıyorum paylaşmaya, goncamla bile
bıraktığın bağ, yabani otla doldu baba. kendinden başkasına laf söyletmediğin hayat arkadaşın, garip oldu, çaresiz gibi, kim ne derse inanan, kendine hayrı olmayandan medet uman.
uğraşıyorum sahip çıkmaya , ama yüküm ağır , araya girince kırgınlıklar daha da zor be baba.
mal girince araya , kardeşlik lafta kaldı . el kızı da girince, hayal oldu.
babaocağını çok gördüler, istemediler orada kızını , mal hırsıyla parlayan kızıl gözler .
oysa sen demiştin ki ;... boşver ikimizin arasında kalsın bu da . umarım bir gafilin elinde ikisenede , çarçur olmaz gözbebeğin, terin
bazen şımarttığın, çokça söylendiğin ,sık sık ağlattığın kızın şimdi anlıyor ve özlüyor seni baba.
bıraktığın bağ, yabani otla doldu baba. kendinden başkasına laf söyletmediğin hayat arkadaşın, garip oldu, çaresiz gibi, kim ne derse inanan, kendine hayrı olmayandan medet uman.
uğraşıyorum sahip çıkmaya , ama yüküm ağır , araya girince kırgınlıklar daha da zor be baba.
mal girince araya , kardeşlik lafta kaldı . el kızı da girince, hayal oldu.
babaocağını çok gördüler, istemediler orada kızını , mal hırsıyla parlayan kızıl gözler .
oysa sen demiştin ki ;... boşver ikimizin arasında kalsın bu da . umarım bir gafilin elinde ikisenede , çarçur olmaz gözbebeğin, terin
bazen şımarttığın, çokça söylendiğin ,sık sık ağlattığın kızın şimdi anlıyor ve özlüyor seni baba.
12
yorumcu
Etiketler:
nostalji,
şikayet
2 Haziran 2011 Perşembe
ılıman manzaralar
akdenizde kışı yaşıyor gibiyim. evde havayla orantılı olarak ısındıkça ortam soğuyor, klimayı en düşükte çalıştırıyormuşcasına
ilk golü kayın anney attı, kapıdan girer girmez hem de . elini öptükten bi saniye sonra, görüşemedik bu aralar diye, rengini belli etti. inanamayacaksınız belki ama, bişey demedim. ya şaşkınlıktan ya da güzel temennilerinizden. iyi bişey yaptım fazla kurcalamayım bari.
sonra çekinik duruşlar başladı .. gözüm ısırıyor biyerlerden ama, derken hatırladım; kaynıma da dargınken böyle yapmıştı yazın. adını koydum ya, aldırmadım kendiyle başbaşa bıraktım. ha bir de goncama soruverdim, annen neden surat asıyor diye. o da (tabiiki ve beklediğim gibi) sana öyle geliyor nakaratını tekrarladı . umarım oğlum da aynı doğrultuda düşünür.
işten gelince çok yorgun olduğumdan, biraz dinlenip öyle yanlarına geçiyorum . yemek yapma- yeme derken saat onu buluyor ,erkenden yatıyorum karşılıklı diyaloglarda sorun yok, hatta bir iki espri bile patlatmış olabilirim .
sonuç ; geldiğinin ertesi günü, ocağımın çakmağını bozdu ,ben de ona elbezi hediye ettim ve atlattık krizi
yenisini çıkarmazsak eğer ...
ilk golü kayın anney attı, kapıdan girer girmez hem de . elini öptükten bi saniye sonra, görüşemedik bu aralar diye, rengini belli etti. inanamayacaksınız belki ama, bişey demedim. ya şaşkınlıktan ya da güzel temennilerinizden. iyi bişey yaptım fazla kurcalamayım bari.
sonra çekinik duruşlar başladı .. gözüm ısırıyor biyerlerden ama, derken hatırladım; kaynıma da dargınken böyle yapmıştı yazın. adını koydum ya, aldırmadım kendiyle başbaşa bıraktım. ha bir de goncama soruverdim, annen neden surat asıyor diye. o da (tabiiki ve beklediğim gibi) sana öyle geliyor nakaratını tekrarladı . umarım oğlum da aynı doğrultuda düşünür.
işten gelince çok yorgun olduğumdan, biraz dinlenip öyle yanlarına geçiyorum . yemek yapma- yeme derken saat onu buluyor ,erkenden yatıyorum karşılıklı diyaloglarda sorun yok, hatta bir iki espri bile patlatmış olabilirim .
sonuç ; geldiğinin ertesi günü, ocağımın çakmağını bozdu ,ben de ona elbezi hediye ettim ve atlattık krizi
yenisini çıkarmazsak eğer ...
11
yorumcu
Etiketler:
biz
31 Mayıs 2011 Salı
geçtiğimiz cuma günü mutfak ağrım tutmuş durumdayken ortam müsaitti, işi astım. goncam ve oğlum da evdeydi, kahvaltıda pizza yapasım geldi. tarifsiz felan mayalayıverdim, hoop fırına;
cuma sohbetine , son moda krem şantili kurabiyeden yaptım. tarif hünerli bayanlardan. sonra koştura koştura, ilçemizin yeni sitelerinden birine gittik z.teyzeyle;
bu soframızın kuruluş aşaması. humus, yoğurtlu kırmızı biber, kabak kavurması yoğurtlu, tavuk kıymalı patatesli börek, mısır gevreğinden peri bacaları, revani, piyaz, yeşil salata, krem şantili kurabiye,un kurabiyesi, yalancı tiramisu.
fotoda gözükmeyen çorba, ızgara tavuk ve bulgur pilavı sonradan geldi. peri bacalarının tarifini aldık;
50 gr tereyağ eritilir, eritilmiş metro çikolata katılır, üç kaşık bal, 300 gr corn flakes karıştırılır.
huninin ağzına veya tırtıl kurabiye kalıbına doldurulur ve huni şekli verilir.
bu da bugünkü tefsir dersimizde öğrendiğimiz dua;
cuma sohbetine , son moda krem şantili kurabiyeden yaptım. tarif hünerli bayanlardan. sonra koştura koştura, ilçemizin yeni sitelerinden birine gittik z.teyzeyle;
bu soframızın kuruluş aşaması. humus, yoğurtlu kırmızı biber, kabak kavurması yoğurtlu, tavuk kıymalı patatesli börek, mısır gevreğinden peri bacaları, revani, piyaz, yeşil salata, krem şantili kurabiye,un kurabiyesi, yalancı tiramisu.
fotoda gözükmeyen çorba, ızgara tavuk ve bulgur pilavı sonradan geldi. peri bacalarının tarifini aldık;
50 gr tereyağ eritilir, eritilmiş metro çikolata katılır, üç kaşık bal, 300 gr corn flakes karıştırılır.
huninin ağzına veya tırtıl kurabiye kalıbına doldurulur ve huni şekli verilir.
bu da bugünkü tefsir dersimizde öğrendiğimiz dua;
11
yorumcu
Etiketler:
dua,
sohbet,
tarifler
29 Mayıs 2011 Pazar
28 Mayıs 2011 Cumartesi
başlasın faullü günler
kendi kendimi ne kadar uyarsam da , rahat değil işte içim. belki de kendi halimde olmaya alıştığımdan, belki de yaşanabilecek bir olayın, sarfedilecek iki çift sözün , endişesi geriyor bu kadar. ne kadar telkin etsem de yanlış yaptığımı, dünden beri diken üstündeyim
aslında bir zamanlar sevinirdim geldiğine. çocuklarımla kemdimize dönük yaşadığımız günlerde, herşey onların çevresinde dönerken, özveri hayatımızın önemli bir parçasıyken. şimdi minnoşlarımızın büyüyüp, başlarının çaresine bakmaya başladığı dönemde, biz daha ehli keyf olduk, belki de ondan bu huzursuzluk
fena değildir de aramız, onun sert çıkışlarından birini yapıp , karşılığını aldığı nadir zamanlar haricinde. annemle konuşabildiğimin fazlasını konuşuruz, samimi olduğumu bilir hep.
zannederim eltimin gelmesiyle, aramızda kıyas yapmaya başlayınca daha bir munis oldu kendileri. 20 yılda birbirimizi tanıdık, alıştık artık derken, huylu huyundan vazgeçmez hasebiyle, bazen depreşiyor galiba kuyruk acısı, ve bir sarsıntı yaşıyoruz biz.
son bayram ziyaretinde yaşananlar ipleri biraz daha gerdi . iletişimimiz koptu gibi; güya sağlamlaştırmaya geliyor, baharda istanbulda gezme sevdası olduğundan, ciddi şekilde kuşkulansam da
evet; kaynanam geliyor, başlasın meconlar...
aslında bir zamanlar sevinirdim geldiğine. çocuklarımla kemdimize dönük yaşadığımız günlerde, herşey onların çevresinde dönerken, özveri hayatımızın önemli bir parçasıyken. şimdi minnoşlarımızın büyüyüp, başlarının çaresine bakmaya başladığı dönemde, biz daha ehli keyf olduk, belki de ondan bu huzursuzluk
fena değildir de aramız, onun sert çıkışlarından birini yapıp , karşılığını aldığı nadir zamanlar haricinde. annemle konuşabildiğimin fazlasını konuşuruz, samimi olduğumu bilir hep.
zannederim eltimin gelmesiyle, aramızda kıyas yapmaya başlayınca daha bir munis oldu kendileri. 20 yılda birbirimizi tanıdık, alıştık artık derken, huylu huyundan vazgeçmez hasebiyle, bazen depreşiyor galiba kuyruk acısı, ve bir sarsıntı yaşıyoruz biz.
son bayram ziyaretinde yaşananlar ipleri biraz daha gerdi . iletişimimiz koptu gibi; güya sağlamlaştırmaya geliyor, baharda istanbulda gezme sevdası olduğundan, ciddi şekilde kuşkulansam da
evet; kaynanam geliyor, başlasın meconlar...
14
yorumcu
Etiketler:
biz,
üzüntü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






