hızla savrulan rüzgarla danseden karların, insanların yüzlerine kırbaç misali çarpıp durduğu, şu soğuk günde mecburen boynunu eğip , dışarda kaçışan insancıkların aklından, tam da şu an ne geçiyor acaba ?
onları seyrederken , zihnimdeki tek düşünce ; sıcacık evimde, sıcak çikolatamla hayallere dalmak.
belki de lise çağlarına geri dönüp,o deli dolu akan kanımla yerimde duramadığım günleri bir daha yaşayabilmek..
dönebilsek o günlere ; okuldan gelmişiz dışardaki soğuğa rağmen, kanımız cayır cayır akıyor damarlarımızda. açmışız müziği son ses bangır bangır. annemizin kurduğu hazır sofraya kurulmuşuz, hızlı metabolizmamızın verdiği güvenle. porsiyonlarımız nasıl da cömert.
sonra yatmışız uykuya keyfi,binbir türlü gençlik hayalleriyle. mışıl mışıl uyusak,ev işlerinden azadeyiz nasılsa. gerinerek kalksak,belki kitap okusak, belki de ders yapsak. anneyin pişirdiği yemeğin ağız sulandıran kokuları arasında.
beş dakikalık hayallenmenin boğduğu mutluluğa bakarak, insanların onu yakalama uğruna herşeye katlanmalarına, akla hayale gelmedik yollara başvurmalarına akıl sır erdiren var mı acep ?
hayal kur kardeş ; kısa yoldan oturduğın yerden mutluluğa gark et kendini ...
görseller
5 Mart 2012 Pazartesi
bu günler..
günler ,jet gibi geçse de , doğru düzgün kayda değer bişey yaptığım yok. çalışan bütün kadınlar gibi,işten eve- evden işe. sosyal hayat kar bahanesiyle sıfır, yalnız arada bir sinema kaçamağı oldu
ne yalan söyleyim şimdi, film goncamla bize hitap etmedi. seri filmiymiş , öncekileri seyretmemiştik, belki ondan, belki de vampir kitabı okumaktan öö geldiği için .. zaten kadının, olamaz incelikte beline bakmaktan dikkatimi hikayeye veremedim ki.
bütün anneler gibi eve gelince pür telaş ne yapsam derdi başlıyor ,bir de kızım arayıp, şunu pişir bunu yap diye direktif veriyor . oh ne ala ! zaten dünyadaki en çok sevdiğim iştir, yemek yapmak ! pasta yap desinler,yaparım ;
ayakkabıya taktım bu ara. harıl harıl , sorunlu ayağımı acıtmayacak olanını arıyorum .ama ne çare ! gene de yılmadım takipteyim.
o yoğun kar günlerinde, lise kankalarımızla buluşasımız geldi. özlem arabasını çıkaramayınca , toplaşıp taksiyle gittik,tee halkalılara . lakin saadetin evi tepede; çıkamadı araba . kös kös geri döndük. kar kıyamette gezersen , olacağı budur teyyare
aney geldi. tam yoğun çalışma zamanımızda,hiç bir yere çıkamadık.sadece bugün komşu avm'yi turladık biraz. aney'e nescafe takımı aldık,güzel ambalajı yüzünden resim yok maalesef. ihtiyarlamış annem bir saatin sonunda yoruluverdi. hoş,eskiden de vitrin gezmeyi sevmezdi ki. galiba kaynanama benzemişim bu yüzden.
tutuk yazıyorum değil mi? e bu kadar ara verirsen olacağı budur kardeş.
ne yalan söyleyim şimdi, film goncamla bize hitap etmedi. seri filmiymiş , öncekileri seyretmemiştik, belki ondan, belki de vampir kitabı okumaktan öö geldiği için .. zaten kadının, olamaz incelikte beline bakmaktan dikkatimi hikayeye veremedim ki.
bütün anneler gibi eve gelince pür telaş ne yapsam derdi başlıyor ,bir de kızım arayıp, şunu pişir bunu yap diye direktif veriyor . oh ne ala ! zaten dünyadaki en çok sevdiğim iştir, yemek yapmak ! pasta yap desinler,yaparım ;
ayakkabıya taktım bu ara. harıl harıl , sorunlu ayağımı acıtmayacak olanını arıyorum .ama ne çare ! gene de yılmadım takipteyim.
o yoğun kar günlerinde, lise kankalarımızla buluşasımız geldi. özlem arabasını çıkaramayınca , toplaşıp taksiyle gittik,tee halkalılara . lakin saadetin evi tepede; çıkamadı araba . kös kös geri döndük. kar kıyamette gezersen , olacağı budur teyyare
aney geldi. tam yoğun çalışma zamanımızda,hiç bir yere çıkamadık.sadece bugün komşu avm'yi turladık biraz. aney'e nescafe takımı aldık,güzel ambalajı yüzünden resim yok maalesef. ihtiyarlamış annem bir saatin sonunda yoruluverdi. hoş,eskiden de vitrin gezmeyi sevmezdi ki. galiba kaynanama benzemişim bu yüzden.
tutuk yazıyorum değil mi? e bu kadar ara verirsen olacağı budur kardeş.
10
yorumcu
Etiketler:
arkadaş,
biz,
gezmecik
20 Şubat 2012 Pazartesi
mutluluk nedir ? nerdedir ?
kimine göre; hayatın tekdüzeliğini kırabilecek her şey. monoton olmasın da yaşam ,uğruna beş takla da atarım, çıkıp bir etrafı turlarım . kırk yıl düşünsem almayacağım şeye de bakarım, misali
bir başkasına göre,adrenalini hissetmektir. bu yüzdendir bilmem kaç yüz metrelere karınca misali tırmanmalar ya da tepeüstü atlamalar
ya da harcamaktır kimine göre.elindekini avcundakini,çok sıkışırsa da haysiyetini.
bazısı ufak şeylerde arar. iki şiş bir yün ve kaçınılmaz olarak gözlüğüyle köşesinde iki ters bir düz dürter durur.
kimisi seyyahtır ,yollarda arar onu.
kimisi de seccadesinde.
sahi nedir mutluluk ?
kimine göre; hayatın tekdüzeliğini kırabilecek her şey. monoton olmasın da yaşam ,uğruna beş takla da atarım, çıkıp bir etrafı turlarım . kırk yıl düşünsem almayacağım şeye de bakarım, misali
bir başkasına göre,adrenalini hissetmektir. bu yüzdendir bilmem kaç yüz metrelere karınca misali tırmanmalar ya da tepeüstü atlamalar
ya da harcamaktır kimine göre.elindekini avcundakini,çok sıkışırsa da haysiyetini.
bazısı ufak şeylerde arar. iki şiş bir yün ve kaçınılmaz olarak gözlüğüyle köşesinde iki ters bir düz dürter durur.
kimisi seyyahtır ,yollarda arar onu.
kimisi de seccadesinde.
sahi nedir mutluluk ?
14
yorumcu
Etiketler:
felsefe,
merak
15 Şubat 2012 Çarşamba
ne zordur insanlardan bişey istemek.
ister külfetli, ister kolay olsun. onlardan minicik bir ricada bulunurken, kendi benliğinden büyük bir parçayı verirsin sanki. hele ki hakkını istemek zorundaysan, ah ki ne ahh. toparlanman ne uzun zaman alır.
başı dik gezmek isteriz,ama her zorunlu ricada o baş eğilir, boyun bükülür mecburen. istemenin zorluğunu bilen hainse; telafi eder ezilmişliğini başkasını ezerek. mert ise istetmez asla, kendisi teklif eder yardımı.
yaş geçtikçe daha da zordur istemek. hele ki karşında varsa yıllar yıllar boyu vatandaş ezmeye alışmış devlet memuru ağası (!), görevini yaparken bile, seni rencide etmenin yolunu arar durur.
Allah onların layığını versin. benim gibi çaçaronları musallat etsin onlara. (Aminleri duyayım lütfen)
bazısınaysa ne kadar kolaydır dilenmek. şeker olsun tuz olsun,kaymak gibi iş olsun. hayatını kurmuştur mihnet üzerine. ne kadar yalan dolandır sohbeti, neler koparayım babında.
ve ne kadar güvenilmezdir .
yaş geçtikçe daha da zordur istemek. en ufak ricada bile düşer omuzların ,eğilir başın,sanırsın yere düşecek.
Rabbim kendinden başkasına muhtac etmesin kimseyi.
ister külfetli, ister kolay olsun. onlardan minicik bir ricada bulunurken, kendi benliğinden büyük bir parçayı verirsin sanki. hele ki hakkını istemek zorundaysan, ah ki ne ahh. toparlanman ne uzun zaman alır.
başı dik gezmek isteriz,ama her zorunlu ricada o baş eğilir, boyun bükülür mecburen. istemenin zorluğunu bilen hainse; telafi eder ezilmişliğini başkasını ezerek. mert ise istetmez asla, kendisi teklif eder yardımı.
yaş geçtikçe daha da zordur istemek. hele ki karşında varsa yıllar yıllar boyu vatandaş ezmeye alışmış devlet memuru ağası (!), görevini yaparken bile, seni rencide etmenin yolunu arar durur.
Allah onların layığını versin. benim gibi çaçaronları musallat etsin onlara. (Aminleri duyayım lütfen)
bazısınaysa ne kadar kolaydır dilenmek. şeker olsun tuz olsun,kaymak gibi iş olsun. hayatını kurmuştur mihnet üzerine. ne kadar yalan dolandır sohbeti, neler koparayım babında.
ve ne kadar güvenilmezdir .
yaş geçtikçe daha da zordur istemek. en ufak ricada bile düşer omuzların ,eğilir başın,sanırsın yere düşecek.
Rabbim kendinden başkasına muhtac etmesin kimseyi.
11 Şubat 2012 Cumartesi
edeb nedir edeb ?
kıt bilgimle söyleyim;
edeb, tevazuyla kankadır; kendini övmekten kaçınmaktır, hem de nefsini kabartmamak için.
başkasının övmesi daha gerçekçi olmaz mı ?
açılan her konuda, laf söylemiş olmak için ahkam kesmemektir. varsın başkası söylesin.sorulursa cevaplayan daha çok dinlenmez mi? tıngırtılardan sonra gelen nağmeler gibi.
başkasının hatasını, pat diye atmamaktır ortaya. gün gelince elbirliğiyle sen de atılıverirsin belki.
iki lafın belini kırarken, ben şöyle- ben böyle diye ünlememektir. enaniyeti uçurursun göklere, böyle diye diye.
kişisel mevzuların , özel kalmasına dikkat etmektir. ahh bu başlık altına neler neler girer.. lakin edeb başlıklı yazıda açık açık yazmak doğru mudur ? değildir.
anlayan da anlamış mıdır ? salak ya da vurdumduymaz olmadığı sürece anlamıştır.
hoş büyük çoğunluğu 13-14 yaş seviyesi filmlerden hoşlanan bir toplumun, anlama kapasitesi de o kadardır.
gerçi onların da, bu blogu okudukları meçhuldür. genelde bugün ne giydim ya da dünkü eşarp kombinim canlarrr türü yerlere takılır onlar....
edeb, tevazuyla kankadır; kendini övmekten kaçınmaktır, hem de nefsini kabartmamak için.
başkasının övmesi daha gerçekçi olmaz mı ?
açılan her konuda, laf söylemiş olmak için ahkam kesmemektir. varsın başkası söylesin.sorulursa cevaplayan daha çok dinlenmez mi? tıngırtılardan sonra gelen nağmeler gibi.
başkasının hatasını, pat diye atmamaktır ortaya. gün gelince elbirliğiyle sen de atılıverirsin belki.
iki lafın belini kırarken, ben şöyle- ben böyle diye ünlememektir. enaniyeti uçurursun göklere, böyle diye diye.
kişisel mevzuların , özel kalmasına dikkat etmektir. ahh bu başlık altına neler neler girer.. lakin edeb başlıklı yazıda açık açık yazmak doğru mudur ? değildir.
anlayan da anlamış mıdır ? salak ya da vurdumduymaz olmadığı sürece anlamıştır.
hoş büyük çoğunluğu 13-14 yaş seviyesi filmlerden hoşlanan bir toplumun, anlama kapasitesi de o kadardır.
gerçi onların da, bu blogu okudukları meçhuldür. genelde bugün ne giydim ya da dünkü eşarp kombinim canlarrr türü yerlere takılır onlar....
12
yorumcu
Etiketler:
felsefe
8 Şubat 2012 Çarşamba
niye bükük boynun teyyare ?
evladına sözün geçip çaldığı o zımbırtıyı kapattıramadığın için olabilirmi?
ya da goncanın yüzünü senden kaynaklansa da hiç sebepten asması ?
bu mübarek gecenin coşkusunu evlatlarınla paylaşamadığın için olabilir mi? ya biz bişeyleri yanlış yaptık ,ya da imtihandayız.
kızının staj yapma derdinde yollarda ziyan olması mı?
hem de o sivri yopuklarla,makyajlı.
lafı gelmişken,çalışan kadının da bir şablonu var ülkemizde, artık,duyula biline ;
düşük bel pantolon (dar olmalı), ya da etek ( muhakkak dizüstü), kış ortası bile şifon bluzlar, makyaj(az ya da çok ).kahvaltıya vakit yok, süslenmeye var maalesef.
aile ne kadar çırpınsa da son söz onların ; çocuklarımızı allayıp pulladıkları kalıplara döküp, fabrikasyon usulü çıkarıp sokaklara döküyorlar seviyeli birliktelikler (!) yaşamaları için
Rabbim şerlerini başlarına çalsın .
evladına sözün geçip çaldığı o zımbırtıyı kapattıramadığın için olabilirmi?
ya da goncanın yüzünü senden kaynaklansa da hiç sebepten asması ?
bu mübarek gecenin coşkusunu evlatlarınla paylaşamadığın için olabilir mi? ya biz bişeyleri yanlış yaptık ,ya da imtihandayız.
kızının staj yapma derdinde yollarda ziyan olması mı?
hem de o sivri yopuklarla,makyajlı.
lafı gelmişken,çalışan kadının da bir şablonu var ülkemizde, artık,duyula biline ;
düşük bel pantolon (dar olmalı), ya da etek ( muhakkak dizüstü), kış ortası bile şifon bluzlar, makyaj(az ya da çok ).kahvaltıya vakit yok, süslenmeye var maalesef.
aile ne kadar çırpınsa da son söz onların ; çocuklarımızı allayıp pulladıkları kalıplara döküp, fabrikasyon usulü çıkarıp sokaklara döküyorlar seviyeli birliktelikler (!) yaşamaları için
Rabbim şerlerini başlarına çalsın .
12
yorumcu
Etiketler:
üzüntü
6 Şubat 2012 Pazartesi
yazamiyrum,ah yazamiyrum
horoz vakkasını kaybetmiş kadının, laz kocası gibi çığırayım ben de.
öyle ki günde üç yazı tasarlayan şahsım,şimdi pc karşısına bile geçmek istemiyor. geçtiğindeyse tabak- çanak , pılı-pırtı bakıyor .sanırsam içimdeki alışveriş canavarı coştu, dizginlemekle ona uymak arasında bocalamadayım.
hele evi süpürürken nasıl da aklıma gelirdi cümleler ,kendi kendime konuştuğumu da rivayet eder, bizim ahali. işi gücü bırakıp klavyeye sarıldığım da epey olmuştur
sanki bi halley oluyor ama dur bakalım.
nazar olmasın sakın ? hıı bebektim sanki.
öyle ki günde üç yazı tasarlayan şahsım,şimdi pc karşısına bile geçmek istemiyor. geçtiğindeyse tabak- çanak , pılı-pırtı bakıyor .sanırsam içimdeki alışveriş canavarı coştu, dizginlemekle ona uymak arasında bocalamadayım.
hele evi süpürürken nasıl da aklıma gelirdi cümleler ,kendi kendime konuştuğumu da rivayet eder, bizim ahali. işi gücü bırakıp klavyeye sarıldığım da epey olmuştur
sanki bi halley oluyor ama dur bakalım.
nazar olmasın sakın ? hıı bebektim sanki.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








