27 Nisan 2014 Pazar

My sweet home

Evlendiğimizden beri beş kez taşındık biz.   Beşinci evimiz Allahın lütfetmesiyle sahip olduğumuz ev için o kadar yalvardım ki.   Kiracılık zor , Rabbim herkese başını sokacağı bir yuva nasibetsin.
İlk evimiz , mutfağından ve oturma bölümünden deniz manzaralı ,lambri kaplı eğik çatısıyla bahçe içinde bir apartmanın en üst katıydı. ! Gençliğin ve oynadığımız evciliğin verdiği iyimserlikle ,suların ve elektriklerin sık sık kesilmesi zorumuza gitmezdi hiç , her gün soba yakıp kül atmak da öyle.

Biraz da şehir dışı sayılırdı ;akşam belirli saatten sonra otobüs ve minibüs işlemezdi , tam kafa dinlemelik yerdi.     Şimdi o apartmanın  arsasına birbiriyle dipdibe dört blok sığdırma çabasındalar mülk sahipleri.     O sokaktaki tüm evler müstakildi , istanbul keşmekeşinden kaçan varlıklı aileler otururdu.     Taşınmak zorunda kaldığımızda , site hayatına adım attık , ama o evi hiç unutmadım.

Bir ara tekrar o semte ,bahçeli bir apartmanın giriş katına kapağı atsak da , hırsız belasıyla bu maceramız son buldu

 Ve merhaba  ....... Sitesi.

Z. Teyzenin bulduğu bir ev ; gurbetçi alın teriyle alındığındandır belki de ,içine giren her kiracının ev sahibi olduğu ev .   Öyle bir yerdi ki ; dışardan geldiğinde insanı  sessiz bir hoşgeldinle karşılardı sanki ; hissederdiniz.  Orada en çok misafir ağırladım, minicik mutfağında ne tarifler denedim hevesle , yumuşacık haşhaşlı poğaçalar , pastalar yaptım.   Yangın merdiveninde anne kedi ve yavrularını izledim , onlar yüzünden pire basan halılarımı ,geniş balkonunda hortumla pakladım Kar yağdığında sıcacık salonumdan keyifle izledim.

Sonra bir gün ev sahibi doğramaları pimapen yaptırmak istedi ve biz bu vesileyle kiracılıktan kurtulduk :) kısmet.

Oturduğum evi ve lokasyonunu seviyorum.  Eskice bir site olmasına rağmen ,  toplu ulaşım seçenekleri fazla  evler dipdibe olmak yerine ,    ağaçlarla ve bahçelerle ayrılmış.     Alışveriş mağazaları istemediğimiz kadar çok ,metrobüs de istanbula ulaşımı çabuklaştırıyor.
Her şeyden önemlisi , burada az da olsa candan insanlarla komşuyuz . Başımız sıkıştığında birbirimize koşuyoruz , nazımız geçiyor.

Evde yemek yoksa ve açsam  Z. Teyzeye şımarmak nasıl bir nimet bilseniz :D

27 Şubat 2014 Perşembe

Gittik geldik neresindeyiz hayatın ?


Henüz bir ay olmadı kuru kızım ve sinirli ergenimle umre yapalı.

Dokuz gün sürdü topu topu; rüya gördük sanki  . kendimize geldiğimizde istanbuldaydık. Ama sinir harbi daha uzun gitti.barut fıçısının üzerinde oturan bir ergenle ne kadar zor olabilirse o kadar zordu. Oralarda günaha girmemek ve girmesinler diye uğraşmak daha da zordu. Bazen yakvarmaktan içimin koptuğunu hissetsem de bitti geçti . Bünyede biraz daha alçakgönüllülük olsaydı daha kolay olacaktı eminim.



Mübarek Kabe 'de inşaat tam gaz devam ediyor. 2017 ye kadar süreceği ve bittiği zaman beş milyon kişinin aynı anda namaz kılacağı söyleniyor. Ömrümüz olursa görürüz inş. Bizim gittiğimiz aralık sömestre denk geldiği için ve inşa ettikleri yuvarlak metal katlar metaf alanını küçülttüğü için zordu tavaf , sakin zaman yoktu diyebilirim. Mescid kısmının üçte ikisini yıkmışlar hanımların Kabeyi seyredip namaz kılacağı alan yoktu nerdeyse . Namazlarda yer bulmak sorun , namazdan sonra mescidden çıkabilmek ayrı sorundu. Bir ara istanbula dönünce insan yüzü görmek istemiyorum diye çemkirdiğimi hatırlıyorum.



Ve şeytan.  İlk ziyaretimizde olmadığı kadar yanıbaşımızdaydı bütün maiyetiyle. Ah ne kadar uğraştı

bizimle. Rabbim affetsin , memleketimizde hiç aklımıza gelmeyen fitneler ve düşünceler zihnimizi bir anlığına da kirletmişse.

Bu kadar zorluğa rağmen tekrar tekrar oralara dönesim var ey millet ! Çünkü orası sebeb-i vücudumuz ,  ruhumuzun şarj olup Rahmanın nuruyla dopdolu iman depoladığımız tek yer ! Allah isteyen  istemeyen herkese gitmeyi nasip etsin. Amin.







12 Şubat 2014 Çarşamba

Neden ?


Neden Türkiye  bu kadar üzerinde oyun kurulmaya müsait bir ülke ?
Bu kadar mezhebin ,milletin birarada birbirine girmeden yaşadığı başka ülke var mı bilmiyorum.

 Ya da milletimiz en ufak tahriğe açık ? Dün gülümsediği ya da en azından görmezden geldiğine bugün düşmanca bakıyor

Neden  kendimizi hep savunmak , alttan almak durumundayız ? Yanlış yapmıyoruz , bu düşmanlık niye ?
Tamam vurana elsiz , kızana dilsiz  ama bu da nefis bea !


Neden toplumda herkes birbirine inceden inceye laf sokmak derdinde ? Ig de biri kıyafet paylaşır hemen güzel ama biraz şöyle değil mi böyle değil mi ? Lafları.  bi sen biliyordun zaten.  Bazen bu kısım zevatın,  sırf tartışma çıkarma uğruna laf attığını düşünüyorum .önce sen o hotozunu çöz demezler mi adama ?

Neden bitmiyor şu ergenlik bi senede felan ? Biliyorum saçma oldu.

Neden yaktırdığım benin yeri iltihap toplayıp duruyor ?  Cevap cildiye polikliniğinde.

Neden pembeye hala ve hala  bayılıyorum ? Alay konusu oluyorum kızıma.

Neden ikeada gezmek bu kadar yorucu ? Ve ordan sadecepeçete alıp çıkıyorum acaba ? Alışveriş pek cezbetmiyor artık.

Nedn insanlara tahammül edemiyorum artık ? Her şey suni olduğu kadar hislerin de anlık ve yapay olmasından mı acaba ? Sevinç ,üzüntü , coşku  veya mihnet hepsi mi ?











4 Kasım 2013 Pazartesi

Halimelik


Bak hala yazamıyorum kelime oyunu yapıyorum

Biz şükürler olsun ki edebi  bilen bir nesiliz . Öyle ki ; erkeklerle konuşurken hamile diyemeyen hele gebe lafını itici bulan , zorunlu olduğunda bebek bekliyorda karar kılan


Biz de o evreden geçtik , bol giyinip kamufle ettik. E anası belli babası belli deyip inadına göbeğini çıkara çıkara yürüyenlere sözüm ; tamam harika bir deneyim , tadını çıkarın sıkıntılarının yanısıra. Ama bak ben anne olucam diye milletin gözüne gözüne sokmak ne oluyor ?

Fetva veren şahısla ilgili bilgim yok , ama biz millet olarak işimize gelmeyeni  her yerde yermeyi pek bi severiz. Karnını gizlemek , ayıbından utanmak değil , hayadandır ve imandandır, böyle biline. Yoksa sende  o , gerinirsinde , uluorta çemkirirsinde diycem diyemiyorum , imanın kimde olduğu belli değil ,haddimi biliyorum ve susuyorum

Aslını araştırmadan karşı çıkmamayı, hıı bak işte bunlar böyle zaten diye toptan karalamamayı
Biraz da sen denesen ?


25 Ekim 2013 Cuma


Koçu nasıl bilirdiniz ? Şu bayramda kesilen mübarek hayvan değil canım,  Diğeri

Hani şu kartel olan,  türkiyenin tek hakimi olmak istediğini düşündüğüm , her taşın altından çıkan . Yıllarca avrupanın tedavülden kalkmış  kalitesiz arabalarını millete kakalayan , yerli araba üretilecek diye ödü kopan.

Çalışanlarına bıyık bırakmayı el altından yasaklayan. Fabrikalarında maaşı artan işçisini işten çıkaran.

Adı anılmayan ortaklarının yahudi olduğu söylenen. Bazılarına göre ilk şirketleri osmanlı parasıyla kurulan.

Masonik oluşumlara katıldığı söylenen. Ceplerine iki kuruş az girince celallenen ve hükümeti en çok eleştiren ama ülkenin kaymağını en çok yiyen.

Yetkili servislerinde bile başörtülüye surat asılan yer gösterilmeyen.

Geziye marketiyle oteliyle sponsor olan .

Vergi ödememek için ingiliz bayrağı taşıyan yatıyla denizlerde arz- ı endam eden.

Bu milletin parasıyla zengin olup bu milletin bayrağına şunu reva gören ;


En sonunda bu haltı da işleyen ;


Siz şaşırdınız mı ? Hiç şaşırmadım. Yıllardır boykot ediyorum ki onları zaten. 

23 Ekim 2013 Çarşamba

Siyaset berbat bişey...

Politikacıların söylediklerine inanmak şöyle dursun sözlerinin arkasındaki manayı kavramak lazım.

Ya muhalefete ne demeli ? İktidarın her sözüne sazan gibi atlamalarınaysa sadece gülünür . Yahu muhalif olacağız diye zorlamayın bu kadar kendinizi :D

Hele her kanalın her haberi kendi yoluna göre eğip bükmesi yorumlamasına ne demeli ? nerde kaldı objektiflik ? sadece haberi ver ne ima etmeye çalışıyorsun ? öküz altında buzağı aramalar ne ? E tabii herkes görevini yapıyor.

 Haber seyretmemeli belki de biraz , asabımı bozmamak için.

20 Eylül 2013 Cuma

Var mı ?


Var mı hayattan zevk alanınız bugünlerde ?

Yoksa siz de benim gibi her daim ağzınızda buruk bir tatla mı dolaşıyorsunuz ? Şeker şerbet yiyip içseniz de

Nereye gitseniz en aydınlık günde bile bir kara bulut tepenizde sanki , istenmeyen gölgesiyle



Anlık mutluluklar insanı olduk ; bilinçaltı korkuları , stres , depresyon izin vermiyor ki fazlasına . Oysa eskiden herkes kendi minik dünyasında ve samimi arkadaşlıklarıyla her daim dingin ve huzurluydu.

Herkes birbirine kuşkuyla bakıyor ; insanlığa olan inanç her vahşet haberiyle birlikte yok oldu  gitti.

Nedensiz bir husumet var toplumda , bir kibritle tutuşabilecek. İş parti mezhep kavgası değil asla , insanların birbirine tahammül edememesi .oysa etkilemezdi önceden toplumsal münasebetleri  konu bile edilmezdi parti vs propagandası . Seçimden seçime akla gelirdi . Kimse kimsenin siyasi tavrını merak etmezdi insanlıktı önemli olan. Şimdiyse güç  revaçta , ne şekilde sağlanırsa sağlansın.

Güç aslında ;

Kendine güvenmekte. Kimsenin hiçbirşeyden emin olmadığı , kaypaklığın kol gezdiği şu zamanlarda.

Bilgide. Söylemek şart değil , ama o bilgiyle kararlılıkta aynı yolda yürümekte.