çocuğundan şikayetçi olmayan varmı aceb ? özellikle agresif ya da hiperaktif olmalarından ya da tatminsiz olmalarından vs vs
şimdi suçluyu arayalım ;
öncelikle ; anaokulu macerası bir sürü bilinen artısı yanında en büyük eksisi çocuğu anasının kucağından okul yoluna erkenden düşürmesidir iki boncuğumu da, nasıl olsa uzuun yıllar okuyacaklar diye anasınıfına göndermemiştim bazıları gibi, birinci sınıfa erken başlama imkanı varken tercih etmedim çünkü kendimden biliyorum ; lise son sınıfta artık okuldan bıkmıştım üniversite hayatı armağan gibi geldi.
neyse miniklere dönersek, beşinci sınıftan itibaren yaprak testlerle tanışıyorlar ortaokul, ise dershane etüt okul arasında geçiyor sbs sınavı için sıkıysa gönderme ; düz lise yolu gözüküyor bu da demektirki ; no üniversite yada dandik bir yüksekokul 13- 15 yaşındaki çocuklardan çok şey bekliyoruz oynayacak zamanları kalmıyor ki . bilumum eğlenceleri ,bilgisayar karşısında zom olmak ya da hafta sonu a.v.m gezileri bu koşturmacanın stresini vurdulu kırdılı oyunlardan çıkarmalarına şaşmamak lazım analar babalarsa koşturup duran kuklalar gibi ,dershaneye götür ,etüde bırak
aman yeterki çalışsınlar becerebilsek onların yerine çalışıp sınavlara da gireceğiz. gerçi o günler de yakın galiba.
çocuklar hayatı anlasın diye, yaz tatillerinde ustanın yanına çırak verilirdi noldu ? dershanenin hızlandırması var olur mu hiç ? işte bu neslin çocukları herşeyi başkasından bekliyecek korkarım insan ilişkileri sıfır şiddete meyilli kafası kızdımı öğretmenini bıçaklayan bugün kazandığını bugün yiyen -arkasında ana babası varya nasıl olsa koşar yetişir-
anne babalarıyla ne kadar da kibar konuşuyorlar değilmi ? ya da ne güzel buyuruyorlarmı diyelim ? bir keresinde kızım ; altıncı sınıfta bu ne kızım ? diye soran babasına gayet rahat neye benziyor ? diye sormuştu kızamamıştık ; muhakkak ki en büyük suç bizimdi.
ah ah daha ne mısralar dizerim buraya dertliyim dertli lakin çözüm çözüm nerde ? bu yurdu yönetecek gençler, emaneti devralacak gençler nerde ?
daha da özü ; fatihler yetiştirecek analar nerde ?
26 Aralık 2010 Pazar
25 Aralık 2010 Cumartesi
50 gr tereyağ nelere ? kadirsin
saçımdaki yağlara
habire çekilen uf puf lara
küvette uzanmış yatan kilime
hayatımdan yarım saate
hikayenin özeti bu başlangıcıysa şöyle ; akşam masumca boncuklara tereyağlı patates yapmak için dolaba seğirttim ve tereyağ kutusunu, elime almamla düşürmem bir oldu sakar olduğumu söylemiştim zaten.
sadece düşse ne ala ! kapağı açıldı ve topak topak tereyağlar, mutfağın her yerine saçıldı bulaşmasın diye uğraşarak alma çabalarım , sonuçsuz kalmaya mahkumdu tabii ve süpürgeme sarıldım cadı misali kilime dökülenleri, arka taraftan silkelerim diye, içimi rahatlatmaya çalışıyordum bir taraftan da kilimi çırpmamla, rüzgarın azizliğine uğramam bir oldu camın önüne de yapıştılar üf üf içime bile girdiğini hissettim o kadar yani hatta eriyip aktıklarını bile hissediyorum
ayy şimdi halıyı mı sileyim ? kilimi mi yıkayayım ? üzerimi mi değişeyim ? zorunlu duş mu alayım ?
saçında tereyağ topağı olan, teyyare soruyor ... yok yok en iyisi oturup ağlayayım ben
habire çekilen uf puf lara
küvette uzanmış yatan kilime
hayatımdan yarım saate
hikayenin özeti bu başlangıcıysa şöyle ; akşam masumca boncuklara tereyağlı patates yapmak için dolaba seğirttim ve tereyağ kutusunu, elime almamla düşürmem bir oldu sakar olduğumu söylemiştim zaten.
sadece düşse ne ala ! kapağı açıldı ve topak topak tereyağlar, mutfağın her yerine saçıldı bulaşmasın diye uğraşarak alma çabalarım , sonuçsuz kalmaya mahkumdu tabii ve süpürgeme sarıldım cadı misali kilime dökülenleri, arka taraftan silkelerim diye, içimi rahatlatmaya çalışıyordum bir taraftan da kilimi çırpmamla, rüzgarın azizliğine uğramam bir oldu camın önüne de yapıştılar üf üf içime bile girdiğini hissettim o kadar yani hatta eriyip aktıklarını bile hissediyorum
ayy şimdi halıyı mı sileyim ? kilimi mi yıkayayım ? üzerimi mi değişeyim ? zorunlu duş mu alayım ?
saçında tereyağ topağı olan, teyyare soruyor ... yok yok en iyisi oturup ağlayayım ben
10
yorumcu
Etiketler:
biz
24 Aralık 2010 Cuma
bir rüyayla uyandım bu sabah ;
bir dinle hele sonra da hayra yor lütfen ;
lise kankalarım hani şu durup durup 16 yıl sonra birbirimizi bulduğumuz onlarla yine gençlik çağına dönmüşüz herkeste aynı saçlar, aynı imaj fakat farklı bilinç yani , biliyoruz tekrar genç olduğumuzu işte bu da ayrı mutlu ediyor bizi
bir rüyaya böyle sevinen teyyare, aslı olsa neler yapar düşünün artık
bazen hayat öyle acıtıyorki canımızı , olumsuzluklar birbiri ardına bombalarken sinemizi namertler kaldırırken hırsımızı hafakanımızı , bir tatlı gülüş, bir can veren söz ya da güzel bir hadiseye, bir muştuya hasretiz bunları bulamayınca ; teselliyi rüyalarda arayacağız lakin onlar da bulanmış galiba mutluluk başka baharlara kalmış
lise kankalarım hani şu durup durup 16 yıl sonra birbirimizi bulduğumuz onlarla yine gençlik çağına dönmüşüz herkeste aynı saçlar, aynı imaj fakat farklı bilinç yani , biliyoruz tekrar genç olduğumuzu işte bu da ayrı mutlu ediyor bizi
bir rüyaya böyle sevinen teyyare, aslı olsa neler yapar düşünün artık
bazen hayat öyle acıtıyorki canımızı , olumsuzluklar birbiri ardına bombalarken sinemizi namertler kaldırırken hırsımızı hafakanımızı , bir tatlı gülüş, bir can veren söz ya da güzel bir hadiseye, bir muştuya hasretiz bunları bulamayınca ; teselliyi rüyalarda arayacağız lakin onlar da bulanmış galiba mutluluk başka baharlara kalmış
23 Aralık 2010 Perşembe
para peşin- kırmızı peşin
sabah kahvaltı menüsünü (öğlen saatlerinde) ergen kırıntısı oğluma bu sözlerle noktaladım
menümüz pratik, fiyatlarımız makul ;
1- tost , süt ,haşlanmış yumurta = koldan bir ısırık
2- kıymalı yumurta ,salatalık,süt = popodan iki ısırık
3- anneanne böreği,süt = paha biçilemez
evet , itiraf ediyorum boyu boyumu geçmiş, bıyıkları terlemiş kocaman çocuğu ısırmak biraz zor oluyor ama napayım ?
anne şefkati işte sınır tanımıyor
menümüz pratik, fiyatlarımız makul ;
1- tost , süt ,haşlanmış yumurta = koldan bir ısırık
2- kıymalı yumurta ,salatalık,süt = popodan iki ısırık
3- anneanne böreği,süt = paha biçilemez
evet , itiraf ediyorum boyu boyumu geçmiş, bıyıkları terlemiş kocaman çocuğu ısırmak biraz zor oluyor ama napayım ?
anne şefkati işte sınır tanımıyor
10
yorumcu
Etiketler:
biz
22 Aralık 2010 Çarşamba
anne anne anneciğim
annelik ; dünyadaki en en güzel duygulardan biri . mevlamın izniyle, layık olan yaşasın inş.
ilkleri hep yaşatan, cenneti ayaklarımızın altına getiren yüce taht . onun şefkati , ilk gülücük sevinci, ilk kelimeler , telaşlar ve üzüntü derken, yürek çırpıntısıyla geçen bir ömürdür annelik serüveni.
lakin ;
bir anne nereye kadar bağışlar evladını ? gözyaşlarının üzerine, nasıl sünger çekebilir olmamışcasına ?
ve ne kadar emin olabilir, tekrar aynı yerden kurşunu yemeyeceğine ?
ilkleri hep yaşatan, cenneti ayaklarımızın altına getiren yüce taht . onun şefkati , ilk gülücük sevinci, ilk kelimeler , telaşlar ve üzüntü derken, yürek çırpıntısıyla geçen bir ömürdür annelik serüveni.
lakin ;
bir anne nereye kadar bağışlar evladını ? gözyaşlarının üzerine, nasıl sünger çekebilir olmamışcasına ?
ve ne kadar emin olabilir, tekrar aynı yerden kurşunu yemeyeceğine ?
13
yorumcu
Etiketler:
felsefe,
merak
tete mari kahvaltısı
hafta sonu ziyarete gelen teyzemle, kızı gügünün sabahın altısında zorlamamla yedikleri iki lokma yani malum trakyalıyız ; bizim köyde teyzeye tete der eskiler mari de moreden bozma mı acep ? aslında hani şu; ' abe gızanım' diye konuşulan bölgede değil köyümüz istanbula yaklaştıkça yumuşamış dil biraz annemle diğer teyze kızımın konuşmasını dinlemekse ; evlere şenlik eşimle boncuklara eğlencelik nasıl olmasınki ? şöyle yani ;
küçük ürkiye (rukiye) büyük ürkiye (sanki başka isim kalmamış gibi) küçük ürkiyenin ablası şöyle yapmış felan filan...
bunlar işin tatlı yüzü diğer yüzüyse ; bir zamanlar dimdik gezen akrabaların topallaya topallaya yürümeye başlamaları bazılarının gözden yavaş yavaş kaybolurken, diğerlerinin de evlatlarının teveccühlerini ihtiyaç içinde beklemeleri hele bunlar yeni bir yaş alınacak zamanda gözlendiğinde sonuç ; umutsuzluk
yaşlanma ve muhtaç olma korkusu kırklı yaşların en büyük kabusu galiba
21 Aralık 2010 Salı
yorgun fakat mutlu
iş çıkışı dükkan için malzeme almak üzere istoça gittik pek bir severim eminönüne alternatif, her şeyi ama herşeyi bulabileceğiniz , kocaman bir çarşı saatimiz bozulmuştu epeydir bakıyorduk ;
balkonumuza bir dokunuş ;
deposite alışveriş merkezinde namaz molası . şu meşhur mağaza mol e uğradım gerçekten ucuz üç tişört 10 tl ;
simli mumlarım; yeri göğü batırdı pullu pullu olduk ailecek
ahh bu da yaşgünü hediyem işte ; rengi mor aslında eşim bu rengi seviyor
bugünlerde bir edeb ya hu ! nidaları geçiyor bloglarda birileri birilerinin canını sıkıyor kim yapar ki ? diye düşünmüşümdür hep kim durduk yerde sataşırki ? yan baktın, çamura battın diye elaleme sonra tanımadığım, ilk gördüğüm bloglardan birini okurken, küfürle irkildim
kendini mahallenin kabadayısı sanan bayan; döşüyordu satırları dedimki ; hani merak ediyordun ya ? böyle insanlar işte rahatça küfür etmek için blog açan insanlar
ayıp yahu! yazana da, tepki göstermeyen izleyiciye de ayıp kimse sizin defolu beyninizi bozuk ağzını çekmek zorunda değil
balkonumuza bir dokunuş ;
deposite alışveriş merkezinde namaz molası . şu meşhur mağaza mol e uğradım gerçekten ucuz üç tişört 10 tl ;
simli mumlarım; yeri göğü batırdı pullu pullu olduk ailecek
ahh bu da yaşgünü hediyem işte ; rengi mor aslında eşim bu rengi seviyor
bugünlerde bir edeb ya hu ! nidaları geçiyor bloglarda birileri birilerinin canını sıkıyor kim yapar ki ? diye düşünmüşümdür hep kim durduk yerde sataşırki ? yan baktın, çamura battın diye elaleme sonra tanımadığım, ilk gördüğüm bloglardan birini okurken, küfürle irkildim
kendini mahallenin kabadayısı sanan bayan; döşüyordu satırları dedimki ; hani merak ediyordun ya ? böyle insanlar işte rahatça küfür etmek için blog açan insanlar
ayıp yahu! yazana da, tepki göstermeyen izleyiciye de ayıp kimse sizin defolu beyninizi bozuk ağzını çekmek zorunda değil
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









