gidiyoruz biz, mecbur olduğum yere. tee ne baştan evet erken o masada,en az senede bir gitmen farz olan memlekete,sıla-i rahime; çoruma.
biliyormusunuz , uzaklığı bir kenara atalım, geçen seneki tavıra rağmen girmemek diye bir seçenek asla olamaz bizim için. isterse,yeni ısmarlanan malzemeler biz yokken geledursunlar, aman canım bizim istediğimiz gibi olmayıversinler, bize ne ? gitmeliyiz acilen .bayram sonu gitme imkanımız olsa bile,şimdi gitmeliyiz.
aman yanılıp da istemiyorum deyiver hele, razıysan mahkeme duvarına ,bükülen dudaklara.bir de erkekler mantıklı olmakla geçinirler. pöh.
ah bir de kuş olup uçmak vardı şimdi. (ne yalan söyliyim daha kolay olurdu azizim :)
görsel
13 Ağustos 2012 Pazartesi
3 Ağustos 2012 Cuma
sinirli ergenim , duş başlığımızı kırdı kıralı, nostalji yaşıyorum sanki.
nasıl mı ? şöyle ki ; başlık kırılınca ve yenisini almayınca, sanki hortumla duş alır gibisiniz. hemen gözümün öününe geliveriyor işte ; 20 küsür yıl önce rahmetli dayımın ,bahçede sıcak güneşin altında kafasını toz çamaşır deterjanıyla yıkadığı, benim de hayretler içersinde hortumla su tuttuğum o anlar .
hadi sulamayı anladık da,deterjan ne oluyor demi ? o zaman anlamamıştım mantığı, şimdiyse dehşetteyim. malum bahçe ortamı,eşyalar asgari, şampuan kimin aklına gelsin ? dur, hayal meyal hatırlıyorum sanki; galiba ağaçlara ilaç yapmıştı dayım, zehri çıkarmak için başka zehirle yıkadı başını.
o zamanlar böyle her şeyin ıncığı cıncığı bilinmezdi. birgün şunu yeyin, yararlı deyip, ertesi günü aman ha çok zararlı diye, açıklamazdı bilmemnerenin yetkili kişisi.
margarinin, deterjanın, plastiğin altın çağıydı, seve seve tüketirdi büyüklerimiz hepsini.
çoğunun aynı hastalıktan gitmesi tesadüf mü acep ?
nasıl mı ? şöyle ki ; başlık kırılınca ve yenisini almayınca, sanki hortumla duş alır gibisiniz. hemen gözümün öününe geliveriyor işte ; 20 küsür yıl önce rahmetli dayımın ,bahçede sıcak güneşin altında kafasını toz çamaşır deterjanıyla yıkadığı, benim de hayretler içersinde hortumla su tuttuğum o anlar .
hadi sulamayı anladık da,deterjan ne oluyor demi ? o zaman anlamamıştım mantığı, şimdiyse dehşetteyim. malum bahçe ortamı,eşyalar asgari, şampuan kimin aklına gelsin ? dur, hayal meyal hatırlıyorum sanki; galiba ağaçlara ilaç yapmıştı dayım, zehri çıkarmak için başka zehirle yıkadı başını.
o zamanlar böyle her şeyin ıncığı cıncığı bilinmezdi. birgün şunu yeyin, yararlı deyip, ertesi günü aman ha çok zararlı diye, açıklamazdı bilmemnerenin yetkili kişisi.
margarinin, deterjanın, plastiğin altın çağıydı, seve seve tüketirdi büyüklerimiz hepsini.
çoğunun aynı hastalıktan gitmesi tesadüf mü acep ?
31 Temmuz 2012 Salı
yeni başlangıçlar
yeni bir yerde her şeye yeniden başlamak..
20 li yaşlarda macera, 30 undan sonra tereddütlü, kırkından sonraysa düpedüz korkutucu...
bazen ise , her şeyi geride bırakmak ne kadar cazip geliyor insana , yaş kaç olursa olsun.
talihsizce sarfedilip, yürek burkan her sözü, ifadeyi, öküz altında aranan buzağıları, insanın üzerine habire çullanan önyargıları ve ayağına köstek olan kıskançlıkları, silkinip de atarak, gidivermek ne güzel bir şey olmalı
selam olsun ! yeni bir gelecek inşa edecek kadar cesur olana..
görsel
20 li yaşlarda macera, 30 undan sonra tereddütlü, kırkından sonraysa düpedüz korkutucu...
bazen ise , her şeyi geride bırakmak ne kadar cazip geliyor insana , yaş kaç olursa olsun.
talihsizce sarfedilip, yürek burkan her sözü, ifadeyi, öküz altında aranan buzağıları, insanın üzerine habire çullanan önyargıları ve ayağına köstek olan kıskançlıkları, silkinip de atarak, gidivermek ne güzel bir şey olmalı
selam olsun ! yeni bir gelecek inşa edecek kadar cesur olana..
görsel
27 Temmuz 2012 Cuma
zulüm
hiç kendinizi O'ndan uzakta hissettiniz mi ?
insan kendini nasıl da öksüz, sahipsiz başıboş ve gayesiz hissediyor öyle zamanlarda, değil mi ?
belki de avunmak adına, böyle vakitlerde hiç bir zaman itibar etmeyeceği, lüzumsuz meşgalelerle vakit öldürüyor.
insanlara sevgisi nasıl da azalır ,kararır hayata baktığı camlar, rahmetle yıkanmadıktan sonra.
içindeki kocaman boşluğu doldurabilmek adına belki de, selam bile vermeyeceği kişilerle, takılması.
kendini Rahmandan uzaklaştırdıkça, malayani aynı nispette çığ gibi büyümez mi sanki hayatında ?
ama bunları yaparken de, ederken de hep biliyor aslında ; akıntıya kürek çektiğini, bütün suların menbaına aktığını.
öte yana doğru seğirtirken biteviye, bilmekte nafile kaçtığını ve elbet bir gün , kıskıvrak yakalanacağını , hiç olmazsa başı tahtaya vurduğu ve kendine geldiği o günde, azığında getirdiğiiyle birlikte.
heyhat ! ne zulüm ! yaşarken de,ölürken de
insan kendini nasıl da öksüz, sahipsiz başıboş ve gayesiz hissediyor öyle zamanlarda, değil mi ?
belki de avunmak adına, böyle vakitlerde hiç bir zaman itibar etmeyeceği, lüzumsuz meşgalelerle vakit öldürüyor.
insanlara sevgisi nasıl da azalır ,kararır hayata baktığı camlar, rahmetle yıkanmadıktan sonra.
içindeki kocaman boşluğu doldurabilmek adına belki de, selam bile vermeyeceği kişilerle, takılması.
kendini Rahmandan uzaklaştırdıkça, malayani aynı nispette çığ gibi büyümez mi sanki hayatında ?
ama bunları yaparken de, ederken de hep biliyor aslında ; akıntıya kürek çektiğini, bütün suların menbaına aktığını.
öte yana doğru seğirtirken biteviye, bilmekte nafile kaçtığını ve elbet bir gün , kıskıvrak yakalanacağını , hiç olmazsa başı tahtaya vurduğu ve kendine geldiği o günde, azığında getirdiğiiyle birlikte.
heyhat ! ne zulüm ! yaşarken de,ölürken de
25 Temmuz 2012 Çarşamba
ah ne çok işim var bilseniz, şu tatil mahmurluğundan bir kalkabilsem.
malum ;otelde tatilin hem iyi, hem kötü yanları mevcut. bayanlar için yemek çamaşır ütü vs derdinin olamamsı zaten başlıca gitme sebebimiz değil mi ? tatilde iş yapmaya hayır. lakin gel gör ki, bir kısım hamaratlıkta fersahlarca ilerde durmuş bizi gözleyen hanım- hatunlar, otelde bile rahat durmuyorlar ayol.


bizzat gözledim ; hatta hızlarından başım döndü. bir bakmışsın yanımdaki şezlongda şekerlemede kafanı çevirmişsin ki , uçmuş gitmiş denize. bir hışım denizden gelmişse de, bir vakit sonra hoop masaja masajdan gelince mayışıp kalır sanırsın da, ne mümkin ? cumburlop havuza atlayıverir kaşla göz arasında . ve yine büyük maharetle , istisnasız nereden geliyorsun'la başlayan, ünlü şezlong sohbetlerinden de geri kalmaz hızlarından başım dönerken ,haince tatil sonunda daha yorgun olmalarını umar gibiyim.
evet tatilin kötü yanlarından biri bu etkinlikler,değil yapmak düşüncesi bile yoruyor insanı. o yüzden yine her sene yaptığımı yaptım;tembelce yatıp bol bol kitap okudum,salaş giyindim .ta ki ayşesku gelene dek ,o ayrı post olsun bakalım.


kandil günü yine tevafuken oteldeydim,mescide sığmadık şükür . Rabbim edilen her hayırlı duayı kabul etsin. dikkatimi çeken nokta,açık yada kapalı sigara içen bayan sayısının hızla artması. medeniyet bağımlısı insanımın, doğal beslenme teranelerine kulak kesilirken, filanca filanca bitki çayını içip ardından bi sigara tellendirmesi ne acayip !
ah bir de teşhirciler vardı; görmek ve bahsetmek istemediğim,hatta bizzat şikayet ettiğim. bre edepsiz , mecburmuyum yerçekimine teslim olmuş uzuvlarını seyretmeye ? solaryum bu yüzyılın icatlarından değilmi ?
lütfen mahrum kalmayın bundan.
malum ;otelde tatilin hem iyi, hem kötü yanları mevcut. bayanlar için yemek çamaşır ütü vs derdinin olamamsı zaten başlıca gitme sebebimiz değil mi ? tatilde iş yapmaya hayır. lakin gel gör ki, bir kısım hamaratlıkta fersahlarca ilerde durmuş bizi gözleyen hanım- hatunlar, otelde bile rahat durmuyorlar ayol.
bizzat gözledim ; hatta hızlarından başım döndü. bir bakmışsın yanımdaki şezlongda şekerlemede kafanı çevirmişsin ki , uçmuş gitmiş denize. bir hışım denizden gelmişse de, bir vakit sonra hoop masaja masajdan gelince mayışıp kalır sanırsın da, ne mümkin ? cumburlop havuza atlayıverir kaşla göz arasında . ve yine büyük maharetle , istisnasız nereden geliyorsun'la başlayan, ünlü şezlong sohbetlerinden de geri kalmaz hızlarından başım dönerken ,haince tatil sonunda daha yorgun olmalarını umar gibiyim.
evet tatilin kötü yanlarından biri bu etkinlikler,değil yapmak düşüncesi bile yoruyor insanı. o yüzden yine her sene yaptığımı yaptım;tembelce yatıp bol bol kitap okudum,salaş giyindim .ta ki ayşesku gelene dek ,o ayrı post olsun bakalım.
kandil günü yine tevafuken oteldeydim,mescide sığmadık şükür . Rabbim edilen her hayırlı duayı kabul etsin. dikkatimi çeken nokta,açık yada kapalı sigara içen bayan sayısının hızla artması. medeniyet bağımlısı insanımın, doğal beslenme teranelerine kulak kesilirken, filanca filanca bitki çayını içip ardından bi sigara tellendirmesi ne acayip !
ah bir de teşhirciler vardı; görmek ve bahsetmek istemediğim,hatta bizzat şikayet ettiğim. bre edepsiz , mecburmuyum yerçekimine teslim olmuş uzuvlarını seyretmeye ? solaryum bu yüzyılın icatlarından değilmi ?
lütfen mahrum kalmayın bundan.
19 Temmuz 2012 Perşembe
ergenimle başbaşa tatil
yorucu yorucu yorucu
geçen sene, pc den ayırırp ,odadan çıkaramazken, bu sene başka bir gıcıklık buldu sinir küpü ergenim. sanırsam iki nolu kız arkadaştan ayrıldı ve dünyası zindan oldu. tabii bizim de.
ne kadar konuşsak da, ıhh bana mısın demedi . acıyasım oluyorsa da ,iki numarayı hatırlayıp diş gıcırdattım sıpaya.
nerden mi vakıfım lüzumsuz bilgilere ? tabiiki gizlice okumak zorunda kaldığım küfürle harmanlanmış zırva mesajlardan. bir de kız arkadaşı -sabık !- mesaj atmış haspam ki, kulaklarıma dek kızardım okurken. kız anneleri -bendeniz dahil - dikkatli olun, erkekler daha edepli kızlardan. ar diye bişey kalmamış bazı kızlarda .
mesajı kopyalayıp babasına atasım geldi,öyle sinirlendim. değil onaltı yaş, kaşarpeyniri olmuş bayan. Mevlam sapıtanlardan korusun cümlemizi.
zaten oldum olası heyecanlıydı oğlum, şimdiyse saatli bomba ,bize sabır lazım bolcana . yok yok dayanma gücü diyelim ..ahh bunlar da bu hengamede okumaya çalıştığım kitaplarım;
bu da sakız gibi uzayan;
geçen sene, pc den ayırırp ,odadan çıkaramazken, bu sene başka bir gıcıklık buldu sinir küpü ergenim. sanırsam iki nolu kız arkadaştan ayrıldı ve dünyası zindan oldu. tabii bizim de.
ne kadar konuşsak da, ıhh bana mısın demedi . acıyasım oluyorsa da ,iki numarayı hatırlayıp diş gıcırdattım sıpaya.
nerden mi vakıfım lüzumsuz bilgilere ? tabiiki gizlice okumak zorunda kaldığım küfürle harmanlanmış zırva mesajlardan. bir de kız arkadaşı -sabık !- mesaj atmış haspam ki, kulaklarıma dek kızardım okurken. kız anneleri -bendeniz dahil - dikkatli olun, erkekler daha edepli kızlardan. ar diye bişey kalmamış bazı kızlarda .
mesajı kopyalayıp babasına atasım geldi,öyle sinirlendim. değil onaltı yaş, kaşarpeyniri olmuş bayan. Mevlam sapıtanlardan korusun cümlemizi.
zaten oldum olası heyecanlıydı oğlum, şimdiyse saatli bomba ,bize sabır lazım bolcana . yok yok dayanma gücü diyelim ..ahh bunlar da bu hengamede okumaya çalıştığım kitaplarım;
bu da sakız gibi uzayan;
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Z.teyzenin kocası kemal abi, ağır ameliyat geçirdi. büyük korku atlattılar, patoloji sonuçlarını beklerken..
sık sık ziyaret edemesem de , herşeyden haberdar oldum. fazla müdahil olamıyor insan, ailesinden bir kişiyi aynı dertten kaybettiğinde. teselli kelimeleri ne kadar iğreti duruyor ağzında bilseniz. teselli edeyim ederken edilen durumuna düşmesiyse an meselesi, acı ne kadar küllense de kanatıveriyor yüreği bir anda.
karşı taraftaki bir hastanede ameliyat olduğu için , ziyarete gidelim dedik. lakin ah o 2,5 saatlik trafik canımıza yetti. acılı endişeli z.teyze ve kızını görünce, fazlasıyla aç olan mideme koca bir taş oturuverdi. yara sarmaya uğraşırken, sesimin ağlamaklı çıktığını farkedince ,kısa kestik ziyareti ve nice zamandır gitmek istediğimiz mekanı denedik, istanbulun meşhur rüzgarlı akşam üstünde;
bir de misafir vardı; arada toplanmamış masalardan nasiplenen.
menü güzel ,tatlı berbat manzara şahane ortam sakindi ;
goncamla başbaşa geçirdiğimiz günde, eş dost dayanışmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. iki adım ötedeki teyze oğlumu, her telefonuyla inciten karındaşımı düşündüm
insan keşke akrabalarını seçebilseydi....
sık sık ziyaret edemesem de , herşeyden haberdar oldum. fazla müdahil olamıyor insan, ailesinden bir kişiyi aynı dertten kaybettiğinde. teselli kelimeleri ne kadar iğreti duruyor ağzında bilseniz. teselli edeyim ederken edilen durumuna düşmesiyse an meselesi, acı ne kadar küllense de kanatıveriyor yüreği bir anda.
karşı taraftaki bir hastanede ameliyat olduğu için , ziyarete gidelim dedik. lakin ah o 2,5 saatlik trafik canımıza yetti. acılı endişeli z.teyze ve kızını görünce, fazlasıyla aç olan mideme koca bir taş oturuverdi. yara sarmaya uğraşırken, sesimin ağlamaklı çıktığını farkedince ,kısa kestik ziyareti ve nice zamandır gitmek istediğimiz mekanı denedik, istanbulun meşhur rüzgarlı akşam üstünde;
bir de misafir vardı; arada toplanmamış masalardan nasiplenen.
menü güzel ,tatlı berbat manzara şahane ortam sakindi ;
goncamla başbaşa geçirdiğimiz günde, eş dost dayanışmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. iki adım ötedeki teyze oğlumu, her telefonuyla inciten karındaşımı düşündüm
insan keşke akrabalarını seçebilseydi....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




