7 Eylül 2011 Çarşamba

ikinci raunt

bayramın ikinci günü için ,   goncam ve kardeşi      tokat ve sivas gezisi planladılar.     uzun istişare sonucu çocukları bırakıp,   dört kişi tek araba gitmeye karar verdik .      halalara bayram ziyaretine gittiğimizde, planımızı açıklayınca,   dananın kuyruğu koptu.     bayan her gidilen yere takıntı    ve   onun asalak kızı (görümcem),beklenenin üstünde ilgi gösterdiler    ve teklif beklediler.   eltimle beraber,   ona ve kızlarına tahammül edemeyeceğimize karar verdik .     lakin ,   yüzsüzlüğün bu kadar uç noktalarında, gezdiklerini bilmiyordum o zaman.     hala dönüşü,    görümcemin kocası ,    kaynanamı kenara çekip,davet edilmediğimiz gezi için,    en kibar tabirle istekte bulunmuş.
ikinci resimdeki ,kola tabelasına dikkat !      Allahın tokatlısı işte.





o dakikadan itibaren,   konuşmak için kıvranan ,    hesap sormak için çırpınan,   beş karış suratla gezen biri haline geldi kaynana.     konuşmak istedi,   hep beraber gitmek için.     hesap sormak istedi,     niye bizi götürmüyorsunuz diye.      öyle alışıkmış ki kendileri ,her kısıra maydonoz olmaya,     kendinden habersiz gidilen her yere,    tepkiliymiş ve hesap soruyormuş.
ahh     olgunluk nerdesin ?     hiç uğramamışsın,    6o küsür yaştaki bu kadının dünyasına.

açıkca cephe almasa da ,sorumlunun ben olduğunu düşündüğünden,      ters davranmaya başladı,oğluna ise surat asmalar.      poğaça yapmaya çalışıyorum;  soda yok, market kapalıdır,   mayalanmaz o,  vs vs bir sürü saçmalık.     güleyim mi,  kızayım mı  bilemedim.    senede bir  gelen oğluna,   gezmeye götürmedi diye, surat asan anneye bravo...
öyle zoruma gitti ki,    misafir oladuğum evde,    bu davranışla karşılaşmak ve susmak.   tek artısı eşimin gözü önünde olması.

benim olmadığım bir an hatun,    kaynıma ben de gelicem demiş,    o da yer yok arabada deyince,  demagoji iş başına geçmiş,     bir annenizi mi sığdıramıyorsunuz diye ?      sığdırırız tabii,    ama kıskanıp, surat asmayan kendisine gel diye,   teklif edilicek bir anneyi , başımızın üstünde taşırız.
sabah,    uyanık olmalarına rağmen , sessiz sedasız öksüz gibi çıktık,  yola koyulduk.   ilk durak,tokat ballıca mağarası oldu.

mağara dağın tepesinde olmasına rağmen,    gezerken yerin 15 mt altına iniyorsunuz,   sarkıt ve dikitlere zarar verdiği için,   fotoğraf çekimi de yasak.     inişte vadi ne kadar güzeldi;





bayramın ikinci günü olduğu için,   mağara ziyareti bitene dek,  aç kaldık.    birisinin ah'ımı tuttu acaba ?
neyse telafi ettik burada;





oradan,  tokat el boyaması güzellikleriyle tanışmak için,   ver elini Taşhan.
bir tanıştık,pir tanıştık.  soldaki,   balkon masama ,dertsiz. diğerlerini salon masama aldım.en sağdaki kök boya el baskısıymış.   90 derecede,  bile yıkansa,  desenler silinmezmiş.satıcının yalancısıyım ;





tokatı gezince sivasa geçtik;





önceden araştırma yapmadığımız için yerli halkın danışmanlığıyla gezdik.çifte minareli medreseyle,kongre binası aynı meydanda.





kalesi ise yıkılmış sanırsam,    yerinde seyir terası ve çay bahçesi var,     şehri kuşbaşı seyrettiğimiz;





akşam yemeğini, dönüş yolunda    yine tokatta yedik,   beğenmediğimiz için resim yok :(
akşam virajlı yollardan döndüğümüzde,   saat yarımdı    ve   mahkeme duvarı kapanmıştı :)

kaleden sivas;





ama mesele hala bitmemişti ...

17 yorum:

Noblesse dedi ki...

Nevalcim ne yapacaksın, idare etmekten başka çare var mı? Allahtan eşin olaylara tanık.Gezdiğiniz yerler çok güzel, bu can sıkıcı olayı unutturmuştur:))

*Selinka** dedi ki...

eh bu kadar güzel gezmeninde bir bedeli olmalı degilmi bacım tabiki var acısı cıkacak...

ah neval gercekten bu kaynişi yok sayamıyormusun be bacım.

neyse hayırlısı ama sana zor günler gözükmekte bacım benden söylemesi

sevgi ve muhabbetle bacım..

otuzundansonra dedi ki...

Durum hakkaten içler acısı,üzldüm .
ama birtaraftan anlatma şekline bayıldım,afedersin yakıştırmalarına pek gülüyorum.(mahkeme duvarı vss),yok ya evlenmediğim iyi olmuş galba.(heheh)

otuzundansonra dedi ki...

ama Tokat güzelmşş ,hakkaten

neşe dedi ki...

boşver Neval..Gezdiğin yanına kar kalmış.Varsın surat assın kayınvaliden..Onu da öyle kabul et..Takma kafana..Kimse kimsenin istediği gibi olamıyor maalesef...Sevgiler...

Tazekahve dedi ki...

ohh ohh görüşülmeyen sürede seyrü seferlere devam edilmiş kankam :) sefamız olsun,geçmiş bayramını da kutlarım yürekten öpüldün :)

neval dedi ki...

NOBLESSE; haklısın ,neyseki uzağız yoksa katil ederdi bu kadın.
eşim annesini biliyor ve ne yapayım annem ? diyor. haklı tabii .muhabbet bilmukabele.

SELİNKA;ah biraz yüz versem serecek postu,lakin ıhh olmaz

OTUZUNDAN SONRA; yok evlen de annesi ölmüş biriyle mümkünse :))

NEŞE; sorma nasıl hevesimiz kaçtı gitmesek mi? dedik .ama iyiki de gitmişiz:))

TAZE KAHVE; bu sene leyleği havada sadece sen mi gördün sandın yoksa?

SEVGİ dedi ki...

Alsaydınız kadınıda Neval ne olacaktı sanki ,oğulları ile gezmek istemiş .:-)))
ha bide görümcemi vardı dimi..

neval dedi ki...

SEVGİ; hakkaten benim aklıma niye gelmedi bu ?

SEVGİ dedi ki...

dimi ama...

NABRUT dedi ki...

kınamayım aman aman :)

muko dedi ki...

nevalcim sadece sende mi var sanıyorsun,benim kayınvalidem iyidir hoştur ama heleki onun akraba tarafına gidiyorsan uzak bir yere yaş 70 olmasına rağmen illa bizimle gelir
yıllardır bursaya gideriz mesela daha yalnız gittiğimi bilmem
ne yapalım yapcak bişey yok eşleirmizin annesi
haa ne olur bizde gelecekte eğer yaşarsak onlar gibi olmayacağız inşşş

neval dedi ki...

MUKO ;AYNI ŞEHİRDE OLSAK BİZİMKİNİN YAPACAĞI DA O. ELTİMDEN BİLİYORUM.

şirin butik dedi ki...

ya gülüyorum okurken ama gerçekten yaşayan için sinir bozucu yine ii başediyorsun. ben olsam napardım acaba..ii yapıyorsun ama..

neval dedi ki...

ŞİRİN;senin için oh hava hoş,bulmuşsun gül gibi kaynanayı tabii

şirin butik dedi ki...

benimkide ÇORUMLU biliyorsun demi?:)

**lila** hand*craft* dedi ki...

Ben de bir tek bende var sanıyordum. Neyse ki uzakmışsınız.