22 Temmuz 2011 Cuma

bela mıknatısı

emindim   zaten,      gaddelendim.       tescillenmeme az kaldı.
yapım pek telaşlıdır;    sakin iş göremem. doğal olarak,  kör  şeytan da pek karışır işlerime.  iş  bu yüzden, her daim gazi gezerim, burada da söylediğim gibi.




ev süpürmek demek ,süpürgenin ayağına,   en az bir kere ayağımı vurmam demektir,    olmadığı vaki değil. keskin bıçaklarla hiç aram yoktur.        bazen durduk yerde ,   dolap kapaklarına başımı çarparım.  başımın döndüğünü düşünmek isterim,       gidip kafamı tak diye vurduğumu düşünmektense  .    işe başladığım ilk yıllarda , ayak parmaklarımı merdivene çarpmaktan,     bir parmağımı kırdığımı söylemiştim .

hadi bunlara alışmıştım da , belalı insanları çekmeye  ne demeli ?        neredeyseler buluyorlar zatımı,  çemkirmek için.        ikili ilişkilerde olabildiğince empati yapan,    güleryüzlü biriyim ,   bakmayın  burada sağa sola çattığıma;   deşarj alanım burası  .




geçen hafta  görevini hatırlattığım,    okul yöneticisiyle kapıştık.    neden  ?   bağırıp hakaret ettiği için .
asla tartışmayı başlatmam ve sesimi yükselten olmam  .      karşımdaki yaparsa uyarırım,     baktım anlamıyor
ehh ..    yay burcunun sabrı da bir yere kadar değilmi ?       o zaman  bağırmak neymiş ?     görürler .
az geçmedi,      kuru temizlemeciyle papaz olduk..      buyur bakalım

ruh sağlığım için,   kaçmaya çalışıyorum .   böyle şeyleri,     bir çırpıda unutan yapıya sahip değilim ,ne yazıkki.   bu da en yenisi;   dün  sohbete giderken ,   apartmandan çıkıyorum.    o      arada  aceleyle içeri giren tanımadığım hanım,       neyseki siz kapıyı iyice kapatırsınız dedi.       ne düşünüyorsam,    dalgınım cevap vermek aklımdan bile geçmedi.        arkamdan kapıyı çektim,     iyice kapatmıştımki,    kadının yükses sesle konuştuğunu duydum.       telefonda konuştuğuna vehmetmiştimki,     neden cevap vermediniz  ?   dediğini duydum;    gözüm kayıverdi yüzüne .   gülerek bana söylüyormuş meğer.      afalladım ;    kızıyor desem niye gülüyor ?       kızmıyor desem,    niye hesap soruyor?    öyle şaşkınım ki ; bilmem demişim saf saf .



şimdi bu kadın mı dengesiz,    sırıtarak hesap soracak kadar ?       hem niye hesap soruyorsa ?
yoksa iletişimsizlik bende mi ?        anlamadım,     ümidimi de kestim artık.         buluyor bunlar bir şekilde,   çekiyorum mıknatıs gibi,   arızaları.

inanın geçenlerde girdiğim sınavda,    sınav yetkilisi kadın dikkatlice bakınca ,      eyvah dedim,    burada da mı? kadın aniden gıcık mı kaptı ?        yoksa  kızdığı birisine mi benzetti ?
yakında nefeslerimi korka korka     ve sayarak alacağım,       kazaen birisiyle gözgöze gelirim diye,    ödüm patlayacak sanırsam .
daha neler yahu !       ey insanlar !       uğraşmayınız ve bulaşmayınız lütfen,    önemle rica olunur

8 yorum:

Şerife dedi ki...

baya bir talihsizmişsin iyi düşünelim iyi olsun belki çok kafana taktığın ve dalgın olduğun için bir yerlere çarpıyorsundur :) olamaz mı ?

Ülkü dedi ki...

Ben bulaşmıyorum apla rahat ol :)))

Müge dedi ki...

Merhaba,

Bende bir "deli mıknatısı"yım ve senelerdir bu tabir dilimdedir :) Böyle arızaları kendime çeker dururum bende, işin komiği onlar beni kendilerine denk sanıp bulaşırlar fakat başlarına bilmedikleri bir bela aldıklarının henüz farkında değillerdir. Velhasıl senelerdir böyleleriyle uğraşa uğraşa bende de sabır falan kalmadı. Allah hepimize sabırlar versin diyorum, bi de şu mıknatısı aldırmanın bi yolu yok mudur ? :(

NABRUT dedi ki...

dolaba kafanı vurup başının döndüğüne inandırmak çok iyi fikirmiş :)

neval dedi ki...

ŞERİFE;Aynen dediğin gibi kardeşim,düşüncenin fazlalığından bu dalgınlık

ÜLKÜ; Ahh bir olabilsem kardeş :)

MÜGE; talihsizlik düpedüz.kaçtıkça kovalıyorlar adeta:)
Amin, ben de ümitle bekliyorum mıknatısı aldırma çarelerini.

güzel şeyler dükkanı dedi ki...

ehehehe yanlız değilmişim.ben bide kavga ederimm ooof aptal süpürge diye :) süpürge mi burda anormal olan :P kolonu ortalayıp sivri yerine kafa vurabilirim.evleneli 2 yıl oldu eve daha yeni alıştım.ilk günler ayaklarımdaki morluklara eşim anlam veremiyodu çok şaşırıyodu noldu diye :) bu enteresan insanları çekme durumu bende de var.nerden buluyorlar beni anlamıyorum.gerçekten tuhaf karakterli insanlar buluyorlar beni.geçenlerde bir günde birkaç kişi bulunca yok dedim bende bişey var kesin.iş yerinde benim yönlendirmem gereken kişiler sözümü dinlemiyor.neden yaşım küçük gösteriyor adam benden 10 yaş büyük diye.adam beni kızı sanıyor.iş o yapılacak.başka yolu yok.ve işi yapacak olan benim.istediklerimi temin etmek zorunda.bunun için para alıyor.çünkü işi o.neyse patronuyla hallederim dedim kapris çekmedim kaçtım o ortamdan.yaptırım gücüm var mı var.ama tartışmak istemiyorum.tam kaçtım eve dönüyorum.otobüs şöförü de beni buldu.otobüsün numarasını sordum diye bi çemkirdi bana :) bakıp binmiştim halbuki.biriyle konuşurken başka numara söledi otobüs boş tek ben varım aaa bu şu numaramı yoksa dedim adam bana bir çemkir .sonra bende söylenince sen kendin sorun yaratıyorsun kızım diyor.aynı adam yollardaki tırlara yolculara otobüslere çemkirdi ki anladım sorun bende değil :) be adam madem yaşın kaldırmıyor çıkma trafiğe.susucam bugün yeterince sinirlendim dedim.hadi ara sokakta kç km hızla gittiğini bilemedim bi araç.yorulmuşum sokakta çoluk çocuk.o da beni buldu.hasbinallah çektim.ters ters baktım.tesadüfen ben kapının önüne geldiğimde o araç da bizim sokağa geldi parkediyor hemde bizim kapının karşısına.açtım azımı yumdum gözümü.nasıl ara sokakta o kadar sürat yapabilir ki.tamam anlıyoruz genç.adrenalin istiyor gitsin ralli malli yapsın.çoluk çocuğa bişe olsa o da uğraşacak.gençliği gidecek.bak senden daha talihsizleri var :)))

Dürr-i Yekta dedi ki...

neval süpersin :)) tatilden sonra hızlı başlangıç yapmışsın :)

neval dedi ki...

GÜZEL ŞEYLER DÜKKANI; ah canım,sağol içimi ferahlattın .bana haftada birfelan denk gelir bay veya bayan gıcık.hiç bir günde üç tane olmamıştı.
rekor senin:)

DÜRR-İ YEKTA; hızlıyım demi? hızlıca çekiyorum,belayı ve belalıları