11 Kasım 2011 Cuma

bir oda resmine bakıyorum .     tepeden tırnağa istihza yüklü bakışlarla   hem de.
amerikan ailesinin klasiği;    alabildiğine rahat ve eskici artığı gibi duran,    boz yüzlü koltuklar, üzerleri uyum gözetilmeksizin,    her ebatta yastıklarla donatılmış (zaten uyumsuzluk moda).
görüntüsüyle,    dönüp yüzüne bile bakmayacağınız,    pahalı bir soba.

yerler,   sistirelenip cilası esirgenmiş meşe tahtadan.      keza; duvarların bir farkı yok.     çeşit olsun diye,belki de yangın korkusuyla,    sobanın arkasındaki duvara döşenmiş botanik fayanslar..
duvarda ,  alabildiğine beyaz bir çerçeve içinde,    sanırsam bir karalama,muhtemelen eserin sahibi bir çocuk.



yerde kabarık bir post,    bir ayıya sahip olması    kuvvetle muhtemel.
tel ayaklı bir sehpa; bu düşkün odaya daha fazlası olamaz zaten.     üzeri yaşanmışlık izlenimi vermesi için,  kitap ve meyva dolu.

yerdeki puf,    üzerindeki battaniye ve şal yığınıyla,    şeklini kaybetmiş,   inlemekte.
ikili koltukta,    cinsi şaibeli bir köpecik,     bu paspal odada ne işim var ?    dercesine bakınmakta.
itinayla zavallılaştırılmış odadaki tek lüks,   kitaplar ve laleler.     ona da ,  uyumlu bir vazo çok görülmüş ve tabure üstüne iliştirilivermiş.

tek cümleyle özetlersem ;    paranın satın alabileceği ,  en fakir oda.     aneyin deyimiyle,    varlık içinde yokluk.
birileri bu zevksizlik abidesinden  iyi nemalanmış doğrusu.

8 yorum:

Dürr-i Yekta dedi ki...

resmi paylaşsaydında bizde bi yorum yapsaydık neval abla :)

deren dedi ki...

öyle anlatmışsın ki ben bile tiksindim:))

neval dedi ki...

DÜRR-İ YEKTA; bir dergide görmüştüm.betimlemelerle gözünüzde canlandırmak istedim

DEREN; işin garibi,insanların kendi istekleriyle böyle bir yerde oturması.tatminsizliğin dorukları yani.

NABRUT dedi ki...

ZENGİNLİK İÇİNDE FAKİRLİK ÇEKENLEREDE HASTAYIM :)

İkiz Annesi dedi ki...

Varlık içinde yokluk çekmek böyle birşey sanırım...

Tazekahve dedi ki...

off berbatmış kısaca :)) güzel anlatım nevalim ;)

bininci tekil şahıs dedi ki...

Hmmm, belki bundan seneler evvel okusaydim bu yaziyi farkli yorumlardim fakat ben far far away'e geldikten sonra bu insanlar icin rahatligin estetikten cok ama cok once geldigini gordum. Buraya geldigim ilk sene insankarin kiyafetleri dahi zevksiz otesi gelirken, simdi Turkiye'ye gidince herkes moda dergisinden firlamis gibi geldiginden garip geliyor! Tabi hem rahatlik hem estetik tercihimdir, ama estetige onem vermeyen bu insanlar icin varlik icinde yokluk diyemem sanirim, gerek gormuyorlar ve mutlular. Uzun oldu sanki!

neval dedi ki...

NABRUT; onlara verilmiş ceza olduğunu düşünmeye yatkınım

İKİZ ANNESİ;aynen öyle,doymuş bunlar ,sapıtıyorlar

TAZE KAHVE;sağol kanka

BTS;tabii sen içlerindesin bilirsin.rahatlık arayışını anlarım ama ya o zevksiz tasarımlar insanın içini karartan renkler ?