18 Aralık 2010 Cumartesi

ya söyleyemediklerimiz ?

herkes her şeyi biliyor    herkes bir şeyler konuşuyor kendince      inandırmaya çalışarak yemin billah ediyoruz gözlerimizi    iki lafın birinde   önümüze akıtıveriyoruz





her yerde bir lafazanlık...  sırası geliyor ahkam kesiyoruz    çoğu zaman alemin kibarı      bazen de kestirip atıyoruz       duruma göre oynuyoruz yani

ima etmeyi de pek severiz ; şöyle dedim   ama sen böyle anla diye      ne mi deriz ?
hiç aç değilim        ( yemin çakarız burada ; çocukken olur olmaz şeye yemin ettiğim için çok karabiber dolduruldu ağzıma o yüzden hala edemiyorum iyi mi ? )  aslında ;    biraz daha ısrar edersen yerim azıcık ! demektir

(dil ucuyla) ;    gel buyur oturalım komşu    -gelmezsen daha sevinirim  demektir
önemli olan kalp zenginliği derler;   hadi ya           değilse önemli      niye iki lafının birinde dünyalık  var ?




benim dedem hocaydı ; sana ne faydası olmuş ki,    dine bu kadar düşmansın demezlermi ? her kısıra maydonoz olana
niye söyleyemeyiz ki ?     kibarlıktan mı ?      amaan şimdi kim uğraşacak bununla diye mi ?

kızım beşinci sınıftayken    toplantısına gitmiştim .  öğretmen - kusura bakmayın ama hiç alakası yoktu eğitimci olmakla -velileri aşağılayarak konuşuyor    ve yıl sonu balosunun jandarma tesislerinde yapılacağını ve başımızı şöyle şöyle örtersek,     içeri girebileceğimizi  anlatıyordu         kendi paramızla aşağılanma!      önce hayretler içerisinde kaldım       kimsenin tepki göstermemesine ;   sonra ne yaptığımı tahmin edersiniz  artık      orada el kadar kadının karşısında, ses çıkaramamak     düpedüz öğrenilmiş çaresizlikti.   kişisel gelişim kitaplarına aşina olanlar bilir.





lütfen oynamayalım çengi gibi          sözün özünü diyelim kırmadan kimseyi          işin ucunda kendimize saygımız var,   elden gidecek             yerine de birşey koyamazsın ki

bak söylüyorum işte ; ablalar    teyzeler doğudan   gelenler  batıdan devşirdiklerimiz !      oyalı ev tülbentinizle  lütfen sokağa çıkmayın           şıkır şıkır pardesülerin üzerine hiç iyi gözükmüyor       başka istanbul yok !
acaba hangi sözümüz içten  ?   neye inanacağız       söylenene mi  ima edilene mi ?   samimiyet nerde ?





gözlerimizin içinde  tabiiki         muhakkak duymuşuzdur şarkılarda türkülerde;  gözler kalbin aynasıdır diye.
sahiden de öyle       sana küsmedim  diyen   muhatabınızın gözüne bakın      hemen anlarsınız  dargın bakar  ya da kızgın değilim    diyen yakar    insanı bakışıyla

kaşların şemsiyesi altında gözler o kadar savunmasızdır ki ; elinde değildir   ruhun aynası olmamak   gözlerine yalanı öğreten            asıl ondan korkmalı bak !




                                                                                                                 

3 yorum:

*selinka** dedi ki...

bacımcım yakında habertürkden senin bloguda alıp ekleyecekler göreceksin.tanınmayım derken yakalancaksın.ALLAH bu akılsızlara akıl nasip etsin hep cektik onları.hakaret aşagılanma yok sayılma ne ararsan var ama şuda var silmeye cakıştıkca yer daha belirlenityor sevgilerle canımcım nevalim

neval dedi ki...

SELİNKA; aman geri dursunlar istemem ! zaten onlara göre olsam olsam muhalefet ses olurum
Allah onlara bırakmasın bu ülkeyi canım ahh bir de cahil bir kesim var onların medyasını syredip papağan gibi tekrarlayan onlardan korkmalı asıl

eli dedi ki...

66 yozgat :-)