1 Aralık 2010 Çarşamba

tanıyamadım kimlerdensin ?

cahide&jibek 'i hepiniz bilirsiniz   işte blogun cahide sultanı     ara ara değinmeden duramadığım hassasiyetimizi      ne güzel  anlatmış        izniyle  bir kısmını    yayınlıyorum ;


.Bu kez  güya bizden olanları anlattım… **************************
Hani bazen söyleyecek çok sözünüz olmasına rağmen sözler boğazınıza acı ilaç gibi oturur ya,işte tam öyle bir durumun ortasındayım.Nereden başlasam,nasıl anlatsam karar veremediğim ama ille de yazıp rahatlamam gereken bir durum…
Müslüman bir kadın olmanın verdiği ağırlıktan habersiz,inadına hafifliğin sınırlarını zorlayan,düşebileceği en basit ve seviyesiz hallere düşmekten gocunmayan,esasen düştüğü bu halin farkında olmayan güya tesettürlü çoğu hanıma içim yanar yıllardır…
Önceleri eşarpları niye bu kadar küçük? Pardesüsü niye bu kadar kısa diye şimdilerde pek takıntı yapmadığımız giyimleri eleştirir, bunları tesettürün özüne ters bulurduk.
Yıllar geçtikçe tesettür konusunda nasıl değişimler yaşandığını,tesettür kıyafetlerinin,başörtülerinin modacılara nasıl ağızları sulandıran bir rant kazandırdığını hayretle izler olduk.
Pierre cardin bir yandan bikini mayo üretiyor,bir yandan çarpıcı (!) modellerle kızlarımızın marka egolarını tatmin ediyor.Tekbir,sakallı sahibiyle güven kazanıp,görkemli tesettür(!) defileleriyle hanımlarımıza o yılın tesettür modasını anlatıyor.
Zincirleme tesettür kazası devam ediyor…
 Başı örtülü kızların hollywood artistlerine taş çıkartan edalarıyla yürümeleri,o tafralar,o kırıtmalar,ben burdayım diye bas bas bağıran giyimleri islami bilinç sahibi insanlara tam bir sinir harbi yaşatıyor.
Yay gibi, neredeyse kazırmışcasına aldığı ve kaldırdığı  kaşları,bir deve hörgücü gibi güya örtüsünün altında topladığı saçları,üzerine yapışan,vücudunun santim santim her hattını, hatta iç çamaşırlarını belli eden  kıyafetleriyle  Yaradanına , Peygamberine kafa tutar gibiler adeta.
“Ateşlik iki sınıf insan ki ben onları henüz görmedim…… biride bir takım kadınlar topluluğudurki bunlar giyinik, çıplaktırlar. Görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapanlardır. Başları bir tarafa sarkan deve hörgücü gibi olacaktır. Bunlar cennete giremiyecekler, kokusu şu kadar! Şukadar! Yürüme mesafesinden alındığı halde bunlar cennetin kokusunu da bulup alamıyacaklardır.” (Müslim – sahih bab:libas ve’l- zineh hadis nr.3971)


devamı da burada

uzun bir yazı      ama okunması ve muhasebesi yapılması gereken ... başkasının söylemesine uyarmasına gerek olmadan      açsak  yüce mealimizi ;    araştırsak ölçüyü         sonra  kayan hizamızı dengelesek  nefsimize omuz silkerek

uzun sözün kısası  ;  herkes  kendi kendisinin müfettişi olmalı

2 yorum:

*selinka** dedi ki...

cok güzel okudum.harika külliyen dogru.bende nefret ediyorum yapış yapış giyinenelerden hele başımızdaki bayanların neden öyle giyindigini anlayamadım nedense birde surat boyalımı boyalı neden.sadelik ve hadi sürme ceksinde cok cirkin makyajlar neden bu bana bile fazla geliyor sevgilerle nevalim...

*selinka** dedi ki...

e nevalcik nerelerde gezerde bloga ugramaz hiç.birde blogunda sürekli kayıtlar degişiyordu dün haberin varmı sevgilerle.dön nevalllllll