6 Mart 2011 Pazar

üzüntü nokta com

cumartesi günü,    lise arkadaşlarımla kahvaltımız vardı.         10 küsür yıldır,     ulaşamadığımız arkadaşımız geleceği için ,   ,hepimiz heyecanlıydık .         tijene iki yıldır ulaşmaya çalışmak ve başaramamak,   onu biraz da erişilemez kılmıştı gözümüzde.        annesi ve kardeşleri,   notumuzu ileteceklerini  söylüyorlardı devamlı, ama tijen aramıyordu bir türlü.
sonunda ,    15 gün önce bizi aradı ve sözleştik.         özlemle arabadan inerken , karşıda görüverdik 20 yıl önceki arkadaşımızın kötü bir kopyasını.

yaşlılık çizgilerine hazırlıklıydım da,    50 yaşında gösteren tj  'ye hiç hazırlıklı değildim.      hepimiz yanında taş bebek gibi kalıverdik.         başına gelenleri öğrenmek ,      aç ve hevesli  oturduğumuz sofradan,       içimize koca bir taş oturmuş halde kalkmamıza sebep oldu.




hiç bir şey sormadık ona.           kendi açıldı; ağzından dökülürken evliliği ,yaşadıkları,    hastalığı.  
hepimiz inanamayarak,     birbirimize bakıyorduk.      belki de kitaptan okur gibi,    duygusuz bir sesle anlattığı için ,      belki de başkalarından ya da tv den duyduğumuz olayların,      yakınımızdaki  sevgi çemberi içindeki arkadaşımıza ulaşmasının şaşkınlığıydı.

tijen nam-ı diğer tj,     on yıl önce evlenmiş    ve yurtdışına  yerleşmiş .        üç sene sonra ,  eşinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu farketmesiyle,   peri masalı sona erivermiş.        tedavi olması için  iki sene uğraşmasına rağmen ,başarılı olamamış    ve boşanmış.

kurtulmuş mu dertten ?      hayır .        türkiyede onu,    boşanmış anne- baba   ve     hiç bilmediği bir semt bekliyormuş.        neyse tam iş bulup,     kendine ev tutup düzenini kurarken,    o  mel'un hastalıkla tanışmış.      hem de son evresindeyken.      üstelik düzenli check-up yaptırırken.      1 sene süren tedavisini anlatırken, bizim için satır aralarını okumak hiç de zor olmadı.     tamamen morale dayalı tedavide,   onun yanında sağlam durabilecek,     elini tutacak      kimseyi bir kenara bırak,     onu getirip götürecek kimse bile yoktu.
arkadaşım, dostum ne kadar kuvvetli kişilikmiş   ki üstesinden gelmiş.       ama en zoru da kemoterapi sırasında saçının dökülmesi değil ,   kaşlarının kirpiklerinin dökülmesiymiş.         onun verdiği ruhi çöküntüyü anlatamam diyor   ve ekliyor ;    doktorum tekrar radyoterapi olmam gerektiğini söyledi, ama olmayacağım .





ne ?    nasıl yani ?
son evrede olan kişinin,   böyle lüksü yok diyemiyorsunuz.
olmazsan ölürsün, diyemiyorsunuz.
hani yaşama sevincin ?    diyemiyorsunuz.       belli ki kalmamış,    kalan ömrünü mutlu geçirmek istiyor.
lakin yürek nasıl dayansın,     onun inançlı ,sevgili kalbinin durmasına ?    Mevlam ona ve cümlesine şifalar versin.

ne için anlattım?           tabii ki içimdeki yumruyu ,   yutulabilir hale gelecek şekilde küçütmek için .    aynı zamanda mutluluk balonu içinde, yaşadığımızı hatırlatmak için.           aslında  ailemizle  huzurlu yuvamızdaki saadetimizin ve sağlığımızın kıymetini bilmemiz için.      önceliklerimizi  hatırlayabilmek için.

gerisi  fasa fiso.

12 yorum:

edibe @ edbdesigns dedi ki...

cok uzuldum... insanin yasama sevincini ve sevkini kaybetmesi kadar elim birsey olmadigini dusunenlerdenim, cunku o gittiginde elde baska hicbir sey kalmiyor su dunyada cabalamak ve zorluklara gogus germek icin. Allah'tan arkadasiniza sifa diliyorum, ama once yasama tutunmasina dair ufacik bir kivilcim diliyorum ki sarilsin tekrar hayata... onunde sonunda hepimiz olecegiz, bunu bilerek yasiyoruz... belki bu gercegi birazcik unutmasak yasayamayiz bu sekilde, ama yine de biliyoruz... bile bile cabaliyoruz, hayaller kuruyoruz... bunu arkadasiniza da diliyorum..

New York'tan dedi ki...

Hayatin gercekleri, ne kadar uzucu, Allah acil sifalar versin insallah Arkadasina.

neval dedi ki...

EDİBE; yaşama sevincinin yaşama renk katan yegane şey olduğunu düşünüyorum, olmadığında da yaşamanın ot gibi olacağını düşündüğüm gibi.
arkadaşım hakkındaki niyetlerim ve dualarım sizinkinden hiç farklı değil.
duyarlılığınıza ve dualarınıza teşekkür ederim.

NEW YORK'TAN; hayatın gerçekleriyle tanışmak genellikle üzücü. Allah razı olsun duanız için.

bir güzel çift dedi ki...

okurken boğazıma düğümlendi ekrandan akanlar. "her şeyin başı sağlık" sözü dilimizde sadece oysa ne önemli bi anlayabilsek.Allah dayanma gücü,şifa versin inşallah...

Nabrut Ve Biz dedi ki...

oppss!! tüylerim diken diken oldu:( Allah acil şifa versin:(

Taze Anne dedi ki...

cok fena oldum. Allah ona sabir ve sifa versin.

papatya68 dedi ki...

selam Nevalim
yazını okurken içim daraldı çok üzüldüm çok Allah şifa versin arkadaşına ve aynı durumda olan tüm hastalara
insanın tam da desteğe ihtiyacının olduğu zaman yanında kimselerin olmaması ne zor bir durum Rabbim kimseyi kimsesiz bırakmasın
yaşadığımız hayatın ve yanımızdakilerin kıymetini bilelim inşaallah
sevgilerimle

neval dedi ki...

BİR GÜZEL ÇİFT; hepimiz dediğin gibi olduk,aslında dünya yalan sağlıkla geçirebilmek en güzeli değilmi ?
sağolasın duan için sevgili ayşenur.

NABRUT VE BİZ; ALLAH kimseyi böyle acılarla karşılaştırmasın.

TAZE ANNE ; içten duana amin.bütün hastalara da şifa diyorum. zor,çok zor.

PAPATYA68; a.s. papatyam.yaşamadan görmeden bilmiyoruz ,acısı çok tedavisi zor olan bu hastalığı. Mevlam cümlemizi muhafaza kılsın.
başımıza dert gelmeden anlasak kıymetini bilebilsek.

Taze kahve dedi ki...

Annecim de bu hastalıkla savaşıyor yıllardır ve o kadar çok dostu yanında ki ve bizler de öyle yanındayız elhamd..içimi tek ferahlatan şey bu.Tüm yalnız ve çaresiz hastalara dayanma gücü versin Rabbim.Onları güzel bir ebedi yaşam bekliyordur inş. Tabi sabredip isyan etmeyene.Amin diyelim,sevgiler canım.

neval dedi ki...

TAZE KAHVE; üzüldüm ,anneciğin şifa bulur inş.insanın morale ihtiyacı varsa bu hastalıkta annen bu yüzden şanslı sayılabilir.arkadaşımın o gün ısrarla söylediği de buydu; bugün moral oldu bana . sevgiler ve dilekler karşılıklı arkadaşım.

Küçük Mucizem dedi ki...

neval bu hafta aynı duyguları yaşamışız. ateş düştüğü yeri yakıyor. hayat çok acımasız.
arkadaşının allah yardımcısı olsun ve şifasını versin

neval dedi ki...

KÜÇÜK MUCİZEM ; kardeşim sizin oraya da mı ateş düştü ? mevlam şifasını versin, dertlere derman olsun.
içten duana teşekkür ve amin.