7 Eylül 2010 Salı

iğneyi de kendime batırayım

evet zaman tefekkür zamanı          mübarek günler kuş misali gelip geçiyor


yaradılış gayemiz neydi ?       mevlaya ibadet        bu gaye için günde ne kadar vakit ayırıyorum?

geri kalan zamanımı nasıl geçiriyorum ?            hesabını verebilecekmiyim ?

Allahın sevgilisi bile,     rahat  yüzü görmemişken dünyada  ,       biz hala yüzlü yüzlü iki cihan saadeti istiyoruz  o kadar üstünüz ki ( haşa )        istemek hakkımız gibi lütfen dua ediyoruz          ibadetimiz en çabuk tarafından    işimiz var çünkü         sevginin yumuşacık poğaçasından yapacağız                namaz sonrası en kritik an ; iste diyor mevlam               bırak kalbi,    dil ile bir iki cümle      yalap şap                haydi kalk dünya gailesine   eee         dünya biz olmadan dönermi ?



peygamberimiz (s.a.v)        bir kat elbiseyle gezerken              bizim sıra sıra dizmemizdeki mana ne ?     sadece manasızlık          içimiz boşaldıkça,      dışımızı parlatıyoruz                  önümüz bayram   ;     zengin fakir     bütçesine göre       bayramlık alma telaşında olacak             almamak mı   ?    olur mu millet ne der ?     ramazanı layıkıyla geçirip,        bayramı hakettimmi   ?            diye soran  varmı kendine

habibAllah;        hasırda yattığı için    mübarek sırtları nasır tutmuştu          biz masaj yapan yatak arıyoruz nispet yapar gibi


başka bir soru  ;  Allah celle celalehü alemleri kimin için yarattı ?             ne kadar hatırlıyoruz varoluş sebebimizi ?         ona ne kadar sıklıkta selam gönderiyoruz ?          anında aldığını  ve hepsine mukabele ettiğini bildiğimiz halde

bunları bildiğimiz halde        topuzumuzu ve burnumuzu havaya dikip nasıl dolaşabiliyoruz ?


her günah    kalbe siyah bir nokta koyarmış            simsiyah olmuş bir kalp ötelere ait nasıl endişe duyar ki ? yine   de hissedersiniz ;     bazı sevgili kulları vardır mevlanın             onlar bayramı farklı kutlarlar    itikafa girerler       önce manen temizlenmek için              bizler bayram temizliği diye ;      kendimizi ve evimizi paralarken  ,      çarşılarda çul çaput peşindeyken          onlar  hangi fakiri sevindirsem  ?     ya da zekat fitre derdindedirler                bayram sabahı elini öptüğünüzde;       belki yeni alınmış bayramlık yoktur üstlerinde ama yüzleri ibadet nuruyla parlamaktadır     hiç bir çarşıda bulunmayan

hatalarımızın telafisi        içten bir tevbeye bakarken   ;      mevlam bize tekrar yapmama iradesi vermişken , günahta ısrar niye ?             arkadaşımızın yediğini,    giydiğini istememek niye ?            tevbe kapıları açıkken sonuna kadar ,          zaman geçirip dini yaşamak için yaşlanmayı beklemek niye ?         azıcık kitap karıştırsan bilirdin ki  ;     gençlikte yapılan ibadetin sevabı,    floresan ışığı gibi       yaşlılıkta yapılan mum ışığı gibidir  uğraş dur    alacakaranlıkta



bu soruların         sorgu melekleri tarafından sorulduğunu      ve cevap veremediğimizi düşünmek  ne kadar korkunç        asıl korkunç olan        ; vaktimizi zayi edip eli boş gitmek          sonsuz hüsran          asla geri adım atamazsın    çünkü

bize verilenlerin ,         nankörlüğün hesabını nasıl      vereceğiz ?            nasıl ?

bir de bayılırız günmahımızı saymaya  ;       gavurların papaza itirafı misali       söyleyince affedilecek sanki    hayır       hayır        tam tersi   ;      mevlayla aranda kalmalı             kimse     şahit tutulmamalı ki;      belki bir seher vaktinde      affedilme şansı olsun


hiç bir kul ,       ibadetle ya da sevaplarıyla hesap veremeyecektir          öyle olsa imamı rabbani  ( k.s.) hazretleri endişelenirmiydi hiç ?          
sadece       ve sadece        Allahın istediği ve peygamberimiz ( s.a.v ) şefaatiyle kurtulacağız     inşAllah                     yapılan nafilelerse;     derece yükseltici olacak          işin özü bu          bunu bile bile bu özgüven niye acaba ?

evet teyyare           say say hatalar bitmiyor            yollar ince          nefis fena       ne yapmalı    ne etmeli ?




içses ,     ya da vicdan      ya da     sağdaki melek   ( ne demek istersen adına )  :


- ettiğin lafa bak ;       kır dizini       otur seccadeye       bük boynunu       durduğun kabahat      


                     gafil  !

3 yorum:

Taze kahve dedi ki...

Allah halimize bakıp bize acısın,şu gereksiz özgüveni kendi yolunda hizmet için menfaatimize kullandırsın gafletteki gidişimiz için değil...Güzel post olmuş canım,sevgiler ...

TUANA BERRA' nin annecigi ... dedi ki...

:((((

neval dedi ki...

TAZE KAHVE; sağolasın canım özgüvenimiz cennet müjdelenmiş gibi gülmemizden belli değil mi ?
YASEMİN; bence de :(((