14 Kasım 2010 Pazar

bu günlerde abbas yolcu

yine yorgun akşamlardan birinde; bezginlik  iliğe kemiğe işlemişken        ellerin klavyeye tık tık basması da ne oluyor şimdi ?         zihin çalışıyor,   tatile girmemiş demekki       gözler kapansa da .

sevgili bakırköy...      çoğunun aklına akıl hastanesi olarak gelse de,   ilk göz ağrım semt,    tıkır tıkır gezdik biraz goncamla         ayaklarımın koparcasına ağrıma sebebi de bu zaten



iş çıkışı  esnaf ve sanatkarlar odasına mecburi ziyaret yaptık  oradan  boncuğumun istediği kitapları almak için istasyon kitapçılarını gezdim   biraz hediye alışverişi  derken  iftar oluverdi  malum mübarek günler ;



ev dönüşü küçük minnoşu dersaneden aldık,    migrosa  uğradık            dıy modasına heveslendim   hediyeler için              almayı da vermeyi de  vermeyi pek severim       ama bu sefer dıylayasım var

bir de temizlik;   olmazsa olmaz ,    bavul hazırlanacak,      akşama anneciğim gelecek ,    kısacası  dünya telaşı  var epey   ;



 çoruma gidiş ,     hem yol meşakkatli,    hemde hazırlık zor       kime ne götürülecek ?   kafa patlat  şimdi hazırlığımı bitirdim, rahatım     bavul tamam , hediyeler dıylandı     şeker kutularını kapladım;  içine basit şeyler koydum     herkese ufak ufak      çocuklara   şeker ,incik boncuk, kitap, cd     büyüklere havlu, çorap mum  vs       bir de şu malum kupalar          hediye paketi yaptım;  kurdelalı felan  güzel oldu      lakin bavula koymadan   resimlemediğim için      hayalle yetinin artık





hediye meselesi fena geriyor artık      kaç defa gidersem gideyim       elim boş gidemiyorum      sanki bekliyorlar gibi geliyor        kaynanam getirme dese de ,ne bileyim ayıp geliyor        o yüzden   ne alsam ? diye düşüne düşüne  bir hal oluyorum           ritüel olmuş artık          kaynanam sağolsun gelmeden önce hep sorar ne istiyorsun diye ?         hemen sayarım  yağ,  fasulye,  yaprak ,un    vs   vs            malum çorum unu meşhur,  yağı da sadeyağ;   yemeklere biraz katıyorum      güzel oluyor      kendisi de dışardan aldığından ısrarla ödemek isterim    kabul etmez         o yüzden ona hediyelik eşarp alırım her sene     bir de yarışmasa  süper olacak

neyse  işlerim bitti,     annem geldi               tavuk iskender yaptık ;      fırın tepsisine pideleri kesip, minik minik döşedik         üzerine pişmiş tavuk yaprak döner,       onun üstüne de   zeytinyağıyla biraz kaynatılmış domates sosu gezdir ,doğru fırına
 az kızarınca çıkardım        kızdırılmış tereyağ,     yanında ayran ve pilavla nefis oldu
yemekten sonra,     zeytun ablaya geçtik                 hay    geçmez olaydık  çay, tatlı, ceviz  kayısı   ( malatyalı olup da kayısı olmazmı ? ) tıksırana dek yedik maalesef ,    nefes alamıyoruz,çareyi soda şişelerini devirmekte arıyoruz

neyse yedik, içtik ,güldük,  oynadık  şimdi bize müsaade

2 yorum:

benim dünyam dedi ki...

bekarken bizde annecimle canımız her sıkıldığında atlar bi bakırköyü turlardık,şimdi ise seneler oldu gitmeyeli anadolu yakasında olunca ha deyip gidemiyorsun maalesef.Bayrama sayılı günler kala ev taşıdım hala yerleşemedim hediye işini de haledemedim sanırım son gün çıkıp bakacağım o kadar çok işim var ki ve çook da yorgunum nasıl yetiştireceksem artık...
bu arada mimledim seni bi bakarsın...

akasya ağacı dedi ki...

İyi yolculuklar canım. hayırlı bayramlar.