9 Ocak 2011 Pazar

sosyolog oldum galiba durup dururken

insanlar son zamanda ilgimi çekiyor ;     seviyorum incelemeyi           karakter tahlili yapmaya çalışıyorum    kendilerini  ;   ifade biçimleri,   giydikleri  ,söyledikleri  , okudukları     mesela             bazı insan     kendini yalın ve öz ifade eder ; bu budur    şu da şöyledir diye                bazısı ise dolandırır lafı habire ;   yani kulağını öbür yandan göstermeye çalışır    akrobasiyle            bazısı dikkat çekmek ister  ;     ailesinin ya da karşı cinsin               ona göre     kalabalıklardan hemen sıyrılacak şekilde giyinir              şimdiki zamanda  bu süreç biraz da tersine işliyor galiba             abidik gubidik kılıkların arasında,    kendini koyvermemiş olanlar dikkati çekiyor klasik diye





 okuduklarına gelince ;      herkesin kendine göre bir görüşü vardır ,    tuttuğu yazarlar felan          ona göre seçer başucundaki kitapları            bazısı     ismini saymak istemediğim,  gavuristandan apartma ; özgür kız ya da erkek   dergileri okur , öyle olmaya özenerek            lakin nafile !  atalarının mayası  imanla yoğrulmuş ,  muhakkak bulaşmıştır sana da azıcık        sadece  o çıraların    başarısız takliti olmaya adaysın  bunu bil  !

bazısı pek hamarattır ;   evi pir-u paktır her daim    dekorasyon dergilerindeki gibidir      her çeşidini yapar pasta böreğin         içindeki ve kalbindeki tatminsizliği ,     habire böyle kapatmaya çalışır           mesela teyyare ;    ne zaman küsse erkekine   - etten püften birşeyden-   hemen mutfağa girip kek yapar, hamur yoğurur     hıncını  çıkarırcasına




her yelpazeden okuyan insanlara hayranım           genelde bu kişiler;    herkese şans veren kişiliğe sahiptirler  eyy      bağnaz   ve içi kokuşmuş ,      kemikleşmiş yargılara ev sahipliği yapanlar ;         duyun sesimi ! herkesin yeni bir şansa ihtiyacı vardır      mevlamız bize verirken her nefeste tekrardan   biz kim oluyoruz ki ?

ahh       bir de gözleri başka, ağzı başka konuşanlar var ;   o da burada işte

laf aramızda klasik biriyim          klasik giyinen , klasik düşünen  klasik bir yay işte





bakmayın      zordur yay olmak ;   hırslı   ve mükemmelliyetçi olacaksın huysuzluk derecesinde .ehh yanına liderlik ruhu ve ani öfkeyi de aldınmı     rahat huzur yok dünyada.     selinkacığımın dediği gibi  yay olduğum için      galiba gerilmek kolay oluyor        gevşemek de tabii

aslında ne kadar farklı gibi olsak da,   isteğimiz hep aynı ;      sevilmek ,değer verilmek       bunu nerede bulursak orada  kalıyoruz       
bazen     köprü altında  tiner çekenlerle , bazen  camiide   tespih çekenlerle,  bazen de     içip içip halay çekenlerle

6 yorum:

STYLE M dedi ki...

ne guzel tepitler ,gönlüne saglik
incelemeye devam....

Adsız dedi ki...

benim ince düşünceli nevalim.hayat zaten cok zor birde sen zorlama canım.herkes bir yol tutturmuş gidiyor.herkesin mutlu olma şeklide farklı farklı renklerimiz tenlerimiz gibi.ben insanları hiç bir kıyaslamaya katamıyorum.hatda artık anlamayada calışmıyorum önceleri cok ugraştım ama fark ettimki onlar degilde kendimde kusurlar var bunu anlayıncaya kadar sıkıntı cektim.bende bir kova olarak bazen kendime kızıyorum bende de hiç bir kalıb yok insanları oldugu gibi kabul etmeyi ve karışmamayı ögrendim.hiç kimse için deger kalıbım yok.bazen bu kadar geniş düşünmekte insanı yoruyor.sevmek meselesine cok karışık ama o konuya girmeyim sevgilerle nevalim.

neval dedi ki...

STYLE M; teşekkürler .aman inceleyip de ne olacaksa işte avarelik

SELİNKA ; yayla kovanın felsefeleri biraz farklı bacım .
a.e.o.

iffetin günlüğü dedi ki...

Başlığı görünce tamam dedim bir ortak nokta daha..
Bazen yükselenimizde aynı mı acaba diyorum:)

neval dedi ki...

İFFET; yükselenimi bilmiyorum :)
aslında temkinli yaklaşırım yaylara zordur anlaşmak kendimden biliyorum .sen de öylemisin ?

iffetin günlüğü dedi ki...

Haklısın,kendimizi iyi tanıdığımızdan herhalde.ben de burçdaşlarıma dikkatli yaklaşıyorum:)